25.12.2011

BALIK HAFIZALI TURKİYE'M

Selamlar,
Bildiginiz gibi guzide ulkemde hic bir konu uzun sure gundemde kalamaz. Araya baska dertler, skandallar girer eski magdurlar gume gider. Bakiniz; Fransa'daki oylama ve sayesinde arada kaynayan emekli milletvekili maas zammi vakasi ve Van depremi...

Ben bugun Van depreminden ve sizin yapabileceklerinizden bahsedecegim:

2012 arefesinde, hala bezden cadirlarda yasamaya calisan insan goruntuleri haberlerin ilk siralarindaydi gecen haftaya kadar. Bu goruntulere her rastladigimda ayni siddette sasirmaya devam ettim; hani prefabrik evler olacakti, hani milyonlarca tl yardim toplanmisti!!!
Sasirmam benim safligim, ne de olsa burasi Turkiye, burada her basari cezalandirilir.
Yani o yardimlar adresine ulassaydi, prefabrik evler zamaninda kurulsaydi bu da bir basari olurdu o yuzden hic bir sey yolunda gitmedi ve o insanlar sogukta evsiz barksiz olarak telef olmaya devam ediyorlar.

Allahtan hic bir sey icin gec degil, hala bir fark yaratabiliriz. Oradaki insanlara yeni yil icin bir hediye bir umut verebiliriz. Daha onceden bahsettigim Sorumlu Blog saolsun, yeni projelerini Van'a yardim uzerine kurmuslar. Kendileriyle duydugum gurur katlanarak buyuyor.

Nedir bu Van projesi, kisaca anlatayim:

İhtiyaclara gore 4 paket belirlemisler. Paket dediysem, hediye pakedi degil tabii ki:) Bu paketler kres, etud merkezi, psikolojik destek merkezi ve egitim-uygulama merkezleri icin gerekli olan ihtiyaclardan olusuyor. Yani bit etud merkezi kurmak icin ne gerekliyse -bilgisayardan sandalyeye- onlari iceriyor.

Eveeet, gelelim yapabileceklerimize:
Diyelim ki; ofiste oglen yemegi yeniyor ve muhabbet Van'daki depreme geliyor. Yardim etmek istiyorsunuz ama ne yapacaginizi bilmiyorsunuz, e battaniye yollayinca vicdan da rahatlamiyor. O zaman o yemekte sizinle beraber ne yapacagini bilememekten hic bir sey yapamamis is arkadaslarinizla bir araya gelip Sorumlu Blog sitesine giriyorsunuz.

Orada bahsettigim paketlerin icerikleri ve maliyetleri yaziyor. Hangisini bagislamak istediginize karar verdiginizde Sorumlu Blog'a mail yolluyorsunuz, boylece gercekten fark yaratacak bir yardimin sahibi oluyorsunuz.

Yanlis anlasilma olmasin, bu guzide insanlar yardim falan toplamiyorlar. Yaptiklari tek sey sizi tedarikcileri olan Office 1 Superstore ile sizin aranizda araci olmak. Attiginiz ilk adimdan sonrasi Office1 Superstore ile sizin aranizda.

Paketlerin fiyatlari 3000TL ile 9000 kusur TL arasinda degisiyor. Yardimin buyugu kucugu olmaz gencler yeter ki pintilik yapmayin. Herkes cebine gore bir seyler atsa ortaya emin olun Van'da senlik olur.
Bir guvensizliginiz de olmasin -bu ulkede insan neye kime guvenecegini sasiriyor malum- cunku dedigim gibi; blogger'lar ne para topluyorlar, ne de toplanan yardimlari kendileri goturuyorlar.
Ustelik bir paket icin para toplaninca, tum ihtiyaclar yerine ulasip kuruldugunda resimleri Sorumlu Blog'da yayinlanacak. Yani yaptiginizi gorebileceksiniz, bundan guzel mutluluk kaynagi var mi?!

Projeye destek veren bloglar olarak biz de bir paket bagislayacagiz tabii ki ve emin olun o paket Van'a ulasip da kuruldugunda carsaf carsaf fotograflarini koyacagim buraya.

Haydi toplasin, gurur duyacaginiz bir ise siz de isminizi yazdirin...

29.09.2011

O DISLANAN INSANLARDAN SEN SORUMLUSUN!


Gecenlerde televizyon İncir Reçeli'ni yakaladim, adindan bu kadar soz edilen su filmi bir izleyeyim dedim. Onceden bildireyim filmi sevmedim hem de hic sevmedim ama bahsedecegim konu o degil.
Neyse filmin basrolundeki kiz HIV Pozitif ve tedavi gormeyi reddediyor. Bunun da sebebi su; hastanede bile doktorlar kendisiyle ilgilenmek istemiyorlarmis, bundan korkuyorlarmis. Onc
elikle sunu soylemek istiyorum: Yuh ablacim yu
h!!!! Tamam ulke olarak muhtelif konularda onyargili bilgisiz ve denyo olabiliriz ama tedavisini verdigi bir hastaligin doktoru bu kadar da denyo degildir. Burada bir onerme bulundugunun farkindayim ama eminim ki degildir.

Neyse kiz yok yere, kendi salakligindan olup gidiyor. Bu da size temiz bir spoiler oluyor :)

Tam da bu filmi seyrettigim gunlerde her ise nasil kostugunu cidden anlamadigim Styleboom ile konustum. Bana gelistirmekte oldugu bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetti, ismi SORUMLU BLOG. İlk sorumluluklari ise tam da yukarida bahsettigim konuyla HIV ve Aids ile ilgili.




Cidden mukemmel bir proje; filmlerde bile akil almaz seylerin soylendigi bu hastalikla ilgili bir cok bilgiyi barindiriyor. Konuyla ilgili bilgiler verip dogru adreslere yonlendiriyor. Hepsinden onemlisi HIV ile ilgili farkindalik yaratmayi amacliyor.

Simdi tutup da hastaligin nasil bulasip bulasmadigindan ya da insan uzerinde ne gibi etkileri oldugundan bahsetmeyecegim cunku Styleboom ve butun blogger'lar zaten cok guzel bir sekilde bunu yapmis.
Ama sundan bahsedecegim; peryodik olarak devlet hastanesine gitmek zorunda olan biriyim. Gordugum seyleri anlatsam kitap olur. Mesela hala MS'in bir akil hastaligi oldugunu dusunen insanlar var!!!! Boyle bir yerde hic bir kazanc amaci gutmeden, her seyi kendi imkanlariyla yapan bu insanlara kalpten tesekkur ediyorum.
Ve boyle seyler gordugumde bu ulkeye olan inancim artiyor. Her gun insanlarin gulmek icin ya da moda sinema vs ile ilgili bir seyler okumak icin girdikleri bu bloglar bu kadar organize bir sekilde boyle bir ise imza attiklari icin onlarla gurur duyuyorum. Bir cogunu taniyorum ben bu bloggerlarin ve cidden gurur duyuyorum onlarla.

Su gune kadar hic yapilmamis bir seyi yaptilar bu ulkede, HIV gibi bir konuya degindiler oncelikle. Ama degindikleri konudan da ote, bir seylere onem ve deger verdigimizi gosterdiler; saolsunlar...

O yuzden siz de bu bloglari okuyun, destek verin bu projeye, bugun hepsinde bu konudan bahsediliyor. Unutmayalim bilmemek degil ogrenmemek ayip; varsa bir onyarginiz, bir bilmediginiz bilgi alabileceginiz bir cok yer var.

Mesela bu isin membagi: Pozitif Yasam Dernegi , kendilerine buradan da ulasmak sorular sormak mumkun: www.twitter.com/hivleyasam

AAa unutmadan yazayim; bu guzide insanlar bahsettigim farkindaligi sadece yazi yazarak yapmiyorlar tabii ki; bu gunden itibaren Taksim Metrosu yuruyen merdivenler katinda bir sergileri olacak Fotograflar Dilan Bozyel'den, modellik isiyse bloggerlardan. Gidin gorun ogrenin bilmeyenlere anlatin, anlatin ki korkan falan varsa sacmalamayi kessin. Bu hayatta cok bilmekten kimsenin basina bir sey gelmez.

Ayrica Sorumlu Blog sitesinden projeleri, Facebook ve Twitter sayfalarindan kendilerini takip edip bilgi alabilirsiniz. Bence etmelisiniz de, ortada maddi bir cikar falan yok bu isler moral destek olmadan yurumuyor.

HIV pozitif olan, AIDS'e yakalanmis olan da senin benim gibi biri. zaten ben de akil hastasi degilim.
Okuyunuz okutunuz...


3.08.2011

SAPIK MISINIZ CANIM KARDESIM?

Blog'a yazi yazmaya baslamamin hikayesi vardi bir tane. Hani basta cok kastim da sonra da saldim gittim falan filan.
Neyse yazi yazmaya basladigim zamanlar bir de sayac yerlestirdim hatta onu da ayri bir post ile ilan etmistim, okuduysaniz bilirsiniz shhh :)
Sayacin gorevi belli; giren okuyan var mi, ne kadar ezigim gibilerinden sorularima cevap vermek.

O sayacin siteye giren cikanin nerden geldigine ve nereye gittigine dair bilgi verme ozelligi var. Yani birisi kazraa mi girmis, bir linkten mi gelmis yoksa MS ile ilgili bir sey mi ariyormus hepsini gorebilmek mumkun.

Kac zamandir bu ozelligi kullanmamistim, bugun bir bakayim dedim; karsima cikan sonuc asagida:




Su resimdeki sonuclarin tum sebebi iki tane post:
1) Sex and the City'nin ikinci filmi ile ilgili nacizane yorumlarimi ihtiva eden post.
2) Bir onceki "Kaynim Bana Kaydi" baslikli post. (Su postun ismini bir daha yazarak siteye ulasacak sapik sayisini arttirdigimin farkindayim)

Belirtmek isterim ki; her iki yazinin basligi halvete cagri gibi gorunse de icerik tamamen bu niyetten uzaktir. İsbu belge ile de elimizde yazili kanitimiz olsun.

Resimden anladigimiz uzere; cihandaki Turkler'de bir libido patlamasi var. Lakin bu patlamanin seklinin garipligini farketmemek ne mumkun.

Ilk aramayi yapan ve Gaziantep'te ikamet eden vatandasimizla baslamak isterim:
Manyetik Seks ne lan? Google'a girip bakmaya korkuyorum...
Bir nevi uzay fantezisi ya da ne bileyim -cidden baska hic bir sey gelmiyor aklima- falan mi? Saka degil cidden soruyorum yahu ne ola ki bu manyetik seks???

Gelelim ikinci siradaki Daddy İssues'dan muzdarip hanim kizimiza: Ablacim babandan siddet vesaire gorduysen, cocuklugun kotu gectiyse , kac kurtar kendini. Ha yok baban cidden sana kaydiysa sonuc yine ayni; kac kurtar kendini. Kacip kurtarirken de bir zahmet kotu yol dusme; 80'li yillar cok geride kaldi.
Onun yerine bu daddy issues durumunu lehine cevir, git takil. Erkeklerin en bayildigi kiz olursun valla diyorum; babana verecegine ona buna verirsin.

Ama babayla cinsel iliski fantezisinden ya da iliskinin kendisinden kimseye hayir gelmez haberin olsun. Ne demisler:
"İnsanin basina ne gelirse ya meraktan ya da........"

Gelelim Bulgaristan'daki muhtesem insana; arkadas sapiklarin sahi. Sadece kayinco sever degil ayni zamanda mezarci. Yani kayni ona kayacak ama kayni da yasli olacak. Breh breh breh...
Ben bu tur sapikliklarin erkeklere mahsus oldugunu dusunurdum; tecavuz isi yuzunden. Ama ozur dilerim erkeklerden, gunahinizi almisim.


Saka bir yana bu tip arama sonuclarina cok daha sık rastliyorum. Basta guluyorum ama sonrasinda tedirgin oluyorum.
Evlilik oncesi cinsel iliski yuzunden oldurulen genc kizlar varken bir kenarda, diger tarafta "milli" olarak erkeklige adim atmasi tesvik edilen genc erkekler var.
Cok tutarsiz bir durum; O milli olan cocuk daha sonrasinda gidip de kiminle ne yapsin? Yatirim yapacak parasi yoksa bilgisayarin basina geciyor iste... Kizlarin durumu zaten malum; bir yandan vucudun fizyolojik ihtiyaclarina cevap vermeye calis ama ote yandan namus timsali ol falan of of offfff.

Ha tabi bu gercekler kimsenin kayniyla ya da babasiyla seetmesinin hakli bir sebebi olamaz. Orada sinir ve ruh hastaliklari devreye giriyor.

Yazimi unlu dusunur Cem Yilmaz'dan bir alintiyla bitirmek istiyorum:
Hani biz marjinaldik???!!!





8.07.2011

KAYNIM BANA KAYDI

Burasi gunluk olmaktan cikti, iyice aylik dergi kivamina geldi. Az olsun öz olsun diyelim konuya girelim.

Efendim bendeniz film izleyecisi olmazdan cok once cok sıkı bir televizyon izleyicisiydim. Hala da oyleyimdir; dizi konusunda uzerime az adam tanirim. Gecenlerde de bu benden daha ileride olan bir sahis sayesinde Rome isimli diziyi izledim. 2 sezonluk cok temiz, "straight to the point" dedikleri turden saheste bir HBO olusumu.

Adamlar yapmis, cok basarili bir tarih dizisi cekmis; gerceklere sadik kalmis, tarihin tozlu sayfalari arasinda kaybolup giden bolumler icin de pek guzel farazi ama mantikli hikayeler yazmislar. Ustelik ask, şehvet, ihtiras hepsi bu dizide. Her bunyeye gore serbet mevcut.

Buradan aklima direk su soru geliyor: Gercekten de Almanlar yenilince biz de yenilmis sayildik mi? Ben bu onermeyi kayitsiz sartsiz kabul eden bir neslin urunuyum. "Cidden boyle olmus mudur, bu ne sacmalik yeaa?!" deyisim daha cok taze. Egitim sistemimiz ve tabii ki televizyon algimiz boyle iste; bize ne verilirse ona he deriz, biri aradan farkli bir sey soylemeye kalkarsa da agzinin payini verip yildirmasini cok iyi biliriz.

Televizyondan baska bir mecra daha yok Turkiye'de bu kadar genis bir kitleye ulasabilen. Dolayisiyla ben televizyonun ozellikle bizim ulkemizdeki etkisinin yadsinamayacak kadar onemli oldugunu dusunuyorum. Bu dusunce dogrultusunda da kanallarin daha duyarli sosyal bilinci yuksek isler cikarmasini diliyorum. Tabii ki arada bir kafa dagitacak isler de olsun ama onlarin da bir nitelligi olsun istiyorum. O yuzden de televizyonnun denetlenmesi gerektigine inaniyorum. Bahsettigim denetleme RTUK stayla bir olusum degil tabii ki. Yuzeysel seylere takilmaktan ziyade icerik kontrolu yapilsin.

Ama yapmazlar, televizyon ozgur bir mecradir derler, sonra Turk aile yapisini kullanip iki kisi opustu diye kiyameti koparirlar. O Turk aile yapisi da oyle bir yapidir ki; bir bakmissiniz kayniniz size kaymis. Porno siteleri de kapattilar daha kimler kayacak kimler...

Bakiniz bendeniz tek kanalla buyumus bir insanim, oyle bir kafayla egitildim ki; o tek kanal kapanirken İstiklal Marsi ciktiginda oturdugum koltuktan kalkardim. Komik ama bir o kadar da trajik.
Benim anlamadigim nokta şu; bir ulke insanini egitebilmek icin elinde boyle bir guc var. Ustelik memlekette yayin yapan tek kanalsin, adam gibi bir seyler koy su kanala. Millet adam gibi ogrensin bazi seyleri. Yok, yapmadilar, gittiler onun yerine Anadolu'dan Gorunum'u koydular. Aylarca memleketteki mercimek hasadiyla ilgili programlar izledik.

Sonra ozel kanal devri basladi. Televole adindaki o abuk sabuk program futbol icerikli olmaktan cikip insanlarin ozel hayatina burnunu sokan, -bence- inanilmaz derecede servet dusmanligi pompalayan sacma sapan bir seye donustu. Zaten sonra da ipler koptu. Ozal cocuklarini yasken egittiler, konusmasini bile beceremeyen bir nesil gelistirdiler. Klinik calisma yapilsa bu kadar basarili bir islem yapilamazdi.

Bazilarina fasistce gelse de cidden icerik olarak kontrol yapan bir merci gerektigini dusunuyorum. Ama ben herkesin cocuk sahibi olma hakkina sahip olmamasi gerektigini de dusunuyorum. Sirf biyolojik olarak becerebiliyor diye herkes ana baba olmamali bence. Evlenmeden evvel saglik kontrolune gidiyor ciftler, cocuk icin de bir seyler bulunmali. Memleketteki psikopat artisi bir nebze engellenebilir belki.


Hepsi birbirine bagli aslinda; Behzat Ç soyle okkali bir kufur ederken adamin sesini biplemekle kimsenin ahlaki duzelmiyor ne yazik ki, sadece dizinin icine sicilmis oluyor. Ustelik eminim ki bir cok evdeki cocuk da zaten o kufurleri ezbere biliyor.
Siz o cocugun ana babasina bunun yanlis bir sey oldugunu ogretemediginiz surece 2500 yilina da gelsek o bip seslerinden kurtulamayiz biz.

Her sey bir yana; bu ulkenin insaninin kufrettigini artik benimsesek diyorum. İnsanlarin opustugunu, sevistigini zaten o sekilde cocuk yapildigini, Sultan Suleyman'in hareminin oldugunu ve o haremden istedigiyle takildigini muhtemelen grup da yapmis oldugunu kabullensek her sey cok daha guzel olacak.

Tam olarak ne demek istedigimi cok iyi anlatacagini dusundugum icin asagiya bir video koyuyorum. İzlerken anne babanin anirarak gulmelerine dikkat ediniz lutfen.




Bunun uzerine daha fazla biy soylemek gereksiz... Esen kalin...

12.06.2011

POST SECIM SENDROMU

Aylarir yazmamisim. Bloglari kapattilar, actilar ama ben sogudum bir kere. Isinmam icin secim olmasi gerekiyormus.
Gelelim secime; beklenen oldu AKP iktidari kimselere kaptirmadi. Gonullerin mi bilinmez ama sandiklarin sampiyonu, ustelik Hakan Sukur de kadroda, yakinda Fatih Terim de gelirse kadro tam olur. Zaten Fatih'imizin babasi da hunkarimizinki gibi olsaydi o da politilaci olurdu kesin.

Neyse sonuclar icin yazip cizmek baskalarina kalsin ben bambaska bir seyi farkettim bu gece sonuclari izlerken. Kazananlar hep birilerine tesekkur etti: Cesit cesit azinligin ismi zikredildi ama yahudilerden hic bahsedilmedi. Kufurlerin oznesi olmaktan ileriye gidemeyen insanlariz biz Turkiye'de, yok sayiyorlar bizi resmen, aliniyorum. Bizim de haklarimizi savunsun birileri.
"Ne hakki arkadas, sizin tuzunuz kuru!" nidalari yukselmesin. O kadar kolay degil bu ulkede yahudi olmak. Neler gorduk biz neler: Trakya olaylari, 6-7 Eylul olaylari, Varlik vergisi, sinagog bombalamalari... Bunlar sadece kayitlara gecenler. Ben bile su genc sayilabilecek yasimda payima duseni gordum. Ve sunu anladim; bizimkiler gidecegiz edecegiz derler ama cok azi yapar bunu, cunku biz cok seviyoruz bu ulkeyi. En kotu olayi bile anlatirken mutlaka musluman bir vatandasin yaptigi iyilikten bahsediyoruz gururla.

Mesela 6-7 Eylul olaylari anlatilir her bayram yemeginde; Babamlarin evinin kapisina yagmacilarin ellerinde sopalarla dayanmalari ve ev sahibesinin cifteyle gelenleri kovalamasi.

Ya da Kuledibi'ndeki musluman esnafin orada yasayan yahudilerden Ladino ogrenmesi ve yahudi musterilerle Ladino konusmasi...

Galata'ya tasindiktan sonra anladim ki; birileri yahudileri yahudi oldugu icin sevmedigini iddia ediyorsa hayatinda hic yahudi tanimamistir. İnsani ozelliklerini sevmiyorsa diyecegim bir sey yok ama nufus cuzdaninda yahudi yaziyor diye potansiyel siyonist, Israil saksakcisi, zengin vs oldugunu dusunup sevmiyorsa o zaman isler degisir.

Galata'da 50'li yillardan beri oturan insanlar ve burada buyumus dunun cocuklari bugunun buyukleri hos bir tebessumle bakiyorlar bana yahudi oldugumu ogrenince. Aslinda bunu anlamak cok kolay cunku ismim bir garip, telafuzu zor.
Genelde Turklugumden suphe duyuyor insanlar ismimden dolayi. Ama Galata'da; "Kusura bakmayin ama bir sey soracagim, yahudi misiniz?" diye soruyorlar once. Evet cevabini alinca, bir komsularindan, okuldaki bir arkadaslarindan ya da beraber calistiklari birisinden bahsediyorlar. "Keske tekrar eskisi gibi olsa Galata." diyorlar. Bunu manti servisi yapan adamla para odemesi sirasinda, yeni otoparktaki adamla uyelik icin konusurken yasadim gecen iki hafta icinde. Bu bir tesaduf olamaz degil mi?
50 sene oncesinde buralarda yasayan yahudiler ile tesrik-i mesaide bulunmus bu insanlar. Eski İstanbul insanlari diyorum ben onlara, eski İstanbul esnafi da vardir Tahtakale'de. Her ikisi de cok daha kibar olurlar, bir soru sorunca yardimci olamazlarsa mutlaka birilerini tavsiye ederler, digerleri gibi kaziklamaya kalkmazlar, kotu kotu bakip sizi rencide etmeye calismazlar.

O kadar cok sey var ki bu konuda soylemek istedigim dagitiyor, daldan dala ucuyor olabilirim; kusura bakma okuyucu, mazur gor beni. 500 kusur yil once gelip yerlestigimiz bu topraklarda artik bir azinlik olarak bile gorulmuyor olmak kanima dokunuyor.
Adimizin gecmemesi esamemizin okunmamasi uzuyor beni. 21. yuzyilda turklugumuzun sorgulaniyor olmasiysa kalbimi kiriyor.

Annemin buyukbabasi 1.Dunya Savasi'nda savasa katilmis ve bir daha geri donmemis, sonu malum...

Anlayacaginiz kimseden daha az Turk degiliz ama yeri geldiginde Israil'in yanlislari yuzunden dugunumuzu iptal etmek zorunda kaliyoruz, ibadete gitmek istedigimizde korkudan gidemiyoruz. Bunlari yasamak ve yasatmak bu ulkeye yakismiyor.

Birileri raki icip yaninda topik yiyerek memleketi kurtarirken. Ermenilere kufur ettiginde o topigin Ermeni mezesi oldugunu hatirlamak istemiyor, ya da "Ay bu Galata'daki binalar sahane" derken apartman isminin altindaki o bes bin kusurlu sayinin binanin yapilis tarihinin yahudi takvimine gore yazildigini bilmiyor, ogrenmek de istemiyor.

İlkokulda din dersi vardi, ama sadece muslumanlik anlatilirdi, severek de dinlerdim. Sinavda lazim olur diye Suphaneke'yi bile ezberlemistim. Siz hic merak ettiniz mi acaba Pesah nedir diye? Ya da neden yilin bir gunu 26 saat oruc tuttugumuzu, sahi oruc tuttugumuzu biliyor muydunuz?

Ben simdiki kadar kendinden olmayana bu kadar ilgisiz bir Turk halki ne gordum, ne okudum ne de baskalari anlatirken duydum.

Dedigim gibi o kadar cok sey var ki soylemek istedigim girisi gelismeyi sonucu karistirdim ama son olarak sunu soylemek istiyorum; en yakin arkadasim 24 yasinda evlendiginde aglamadim -ki sulugozun tekiyim, gecen hafta Master Chef Semra elendi diye bile agladim- ama alt komsunun gelin kizini almaya gelen arabayi ve etrafindaki kocekleri gorunce cok hosuma gitti ve hungur hungur agladim.
Daha ne diyeyim...

6.01.2011

Sultan Sülüman

Dun aksam ilk bolumu yayinlandi Muhtesem Yuzyil'in; iki laf etmezsem orta yerimden catlardim, basliyorum:

Cok para harcanmis, cok ozenilmis bir is oncelikle; dekorlar ve kostumlerden anlasiliyor. Dizinin yonetmenleri sinema filmlerinden tanidigimiz Taylan Biraderler. Cok batili bir yaklasim sergilemis arkadaslar; malumunuz su aralar Amerika'da diziler unlu yonetmenlerle cekiliyor, film kadar cok para harcaniyor. Yalniz Taylan Biraderler ile ilgili tek fikrim Vavien sayesinde gelisti, o da pek hos degil. Filmi begenmeyen yegane ikilinin bir diger uyesi de sinefil Burcucum'du zaten, onun disinda tum Turkiye bayildi ne hikmetse.

Neyse, simdi bu Muhtesem Yuzyil dizisinin buyuk bir onemi var aslinda; tarihi bu kadar zengin olup da bundan bir turlu adam gibi hikaye cikaramayan bir milletiz nedense. Daha sonraki islere yol acmis oldugu icin oncelikle mil mersi.

Ammaaaa Topkapi Sarayi'nda gecen gece sahnelerinde etrafta mumlar yanarken iceriyi gunes dogmus gibi aydinlatirsaniz bu is patlar biraderler.
Ayrica Sultan Suleyman ve tum Osmanli surekasina ari Turkce konusturmanin anlami nedir? Bana kalsa harbi Osmanlica konusmalarini ve alt yazi olmasini isterdim, ama aza da kanaat ederim. Her cumlenin icine bir kac eski Turkce kelime atsaniz olmaz miydi? Yani siz Roma'li adamlari, Kirimli kadinlari ana dillerinde konusturmasini biliyorsunuz da neden bizimkileri gecen yil yazilmis bir romandan alinti yapar gibi konusturuyorsunuz cidden anlamiyorum.

Zaten Sultan Süleyman'in pis sakal birakmis olmasini da hic anlamiyorum. Padisah eglendirme sahnesinde muzik yapan kizlarin ellerinde tuttuklari enstrumanlarla calan muzigin hic bir alakasinin olmamasiniysa hazmedemiyorum.

Ayrica biri lutfen su oyunculara sesli cekim zorunlulugu getirsin, daha hala suflorle is mi yapilir?? Anam tum isiniz bu, cuvalla para aliyorsunuz, helali hos olsun da ezberleyin beee...

Tum bunlari neden yazdigima gelince; "Amaaaan bosver kimse farketmez." diyerek es gecilen bu detaylar isin inandiriciligini baltaliyor ne yazik ki.
Soyle bir sey daha var; tonla para dokulmus, o kadar emek harcanmis bir isi boyle aptalca seyler yuzunden asil siz harciyorsunuz. Benimkisi sadece fikirlerin dile gelmesinden ibaret...
Dun gece o diziyi izledikten sonra bugun methiyeler duzuyor olmak isterdim; vay b e en ince detayina kadar dusunmus adamlar, bravo deyip kiskancliktan gebermek isterdim.

Tek umidim; aga dizileri gibi bunun da furyasi olursa eger her yeni ornegin bir oncekinden daha iyi olmasi...


KISSADAN HISSE
Yıl olmus 2011, hala ikinci dunya savasi hikayeleri getiriliyor onumuze. Ikinci dunya savasi dedigin topu topu bes sene yahu. Osmanli yuzyillarca surdurmus varligini, milyonlarca hikaye cikar. Ama cikamiyor, neden?
Cunku butun islerimizi batiya ozenerek yapar beceremeyiz, sonra da olur olmaz seylerde yok yere batiyi boklariz. Yerel degerleri bati mukemmeliyetciligiyle birlestirmeyi ogrenemedik gitti. Ancak artik icimize islemis ve is bitiricilik sandigimiz Turk isi kolaya kacma huyumuzdan vazgecersek adam gibi isler cikar..