Biraz zaman gecsin, fikirlerim hissettiklerim netlessin istedim iki kelam edebilmek icin. Kismet buguneymis.
Gezi Parkı dagitildi, televizyonlar bu konuda konusan ahkan kesen insanlarla ve devlet buyuklerimizle dolu. Bu surede hayatim boyunca okumadigim kadar makale okudum, izlemedigim kadar haber kanali ve tartisma programi izledim. Hep disaridan birileri konusuyor, bir allahin kulu nedense -yaralanan 1-2 arkadas disinda- Gezi Parki'nda geceleri sabah etmis birilerini bulup da "Neden oradaydiniz? Ajan misiniz? Amaciniz ne? " diye sormuyor. Hep bir spekulasyon, hep bir dedikodu...
Ben Gezi Parki'ndaki genclerden degilim zaten yasim 34, sanirim artik genc kategorisine bile girmiyorum.
Ama bir kez, genclerin uzerine sabahin korunde gaz sıkıldigi gunun aksami saat 7'de Gezi'ye yapilacak olan protestoya gitmek istedim. Cevreci oldugumdan degil o cocuklarin yaninda olmak istedigim icin. Tunelden basladim yurumeye, Galatasaray'i gecmeyi basardim. Mc Donald's'in onune geldigimde yol tikandi ve ben orada kosede kalakaldim. Dakikalar gecti ve birden herkes geri cekilmeye basladi. Bir anda ben ve arkadasim kalakaldik orada onumuzde 4 tane biber gazi fisegiyle. Acinin etkisiyle gozlerimi kapadim kosmaya basladim. Bir yerden sonra gozlerimi acamadim, kalabaliga yaklastigimi anlayinca biraktim kendimi ve nasil olduysa dusmeden itilmeden bir sekilde Galatasaray'a kadar geldim. Ama o sirada olecegimi sandim; burnum deli gibi akti, gozlerimden yaslar bosandi, saolsun bir genc o mucizevi karisimdan suratima sikti da gozlerimi acabildim. Ve o anda dedim ki; benden bu kadar. Gerisin geriye evime dondum. Takip eden 2 hafta faranjitle bogustum, doktorumdan annemden fircalar yiyip durdum. MS hastasi olunca direnise sokaklardan destek verilemiyormus, bu gazlar beni mahvedermis. Haklilar; ilkokuldan beri grip olmayan ben, en sonunda ancak antibiyotik alip iyilesebildim.
Benim faiz lobisiyle bir alakam yok, politikadan anlamam, ajan degilim istesem de olamam. Belki yahudi masasi olabilirim ama o da tamamen din hanesinde yazan yuzunden.
Neden ciktim sokaga? Basta dedigim gibi; uyurken uzerlerine gaz sikilan cocuklarin yanina gitmek icin, onlara yalniz olmadiklarini gostermek icin.
Agaclar degildi derdim. Agaclari severim ama kesilmelerini onlemek icin parklarda sabahlamam, rahatima duskunumdur. Ama orada yok yere kimil zararlisi muamelesi goren insanlari dusundukce vicdanim evde oturmama izin vermedi iste. Bu kadar basit.
Bu is sadece cevrecilik degil siyasi bir seyler var deyip duruyorlar. Evet artik degil. Aslinda oyle kalacakti eger siz sevgili devlet buyukleri bu sekilde mudahale etmis olmasaydiniz. Ama oyle bir saldirdiniz ki; bizim dolu dolu bardaklar bir anda bosaliverdi.
Ne istiyorsunuz diye sorup duruyorlar, kendi adima cevap veriyorum:
Ben bu kentin santiye halinde olmasini istemiyorum artik. İs kamyonu, hafriyat gormekten icim kiyildi, artik insaatlardan gelen seslere bile kayitsizim, duymuyorum cunku.
Bos alan birakirsaniz puan kaybedecekmis ve oyunu sonuncu bitirecekmissiniz gibi her yere binalar dikmenizi istemiyorum. Ustelik hepsi cirkin binalar. Insanda biraz goz olur, madem doga sevmiyorsunuz en azindan mimariyi sevin, bakmasi guzel olan binalar dikin.
Hem agaclari kesiyorsunuz hem de cirkin binalar yapiyorsunuz ya farkinda olmadiginiz bir sey daha var, yazin bu sehrin taslarindan ates cikiyor resmen. O zirt pirt degistirdiginiz kaldirim taslari, o yaptiginiz mermerli mermerli binalar saolsun sicaktan at gibi terliyoruz.
Her seye burnunuzu sokmanizi istemiyorum. Yeni saglik yasasini hele hic istemiyorum. Benim ne ilac kullandigimdan size ne? Hamile miyim degil miyim size ne? Neden merak ediyorsunuz bunlari, aksamlari toplanip dedikodu mu yapiyorsunuz?
Benim ictigim icki neden sizi rahatsiz ediyor? Gencleri korumak amacli oldugunu savunuyorsunuz, oyleyse annelere babalara mi guvenmiyorsunuz? Aileler cocuklarini iyi yetistiremiyor mu?
O zaman ailelere yonelik bir egitim vermeniz gerekmez mi?
Yasaklar sadece daha cekici yapiyor yasaklanani, hic mi genc olmadiniz anlamiyorum ki?
Ustelik bu sadece ickiyle de ilgili degil; cikleti de yasaklasaniz ayni sey olacak.
Biz 70 milyon insan bu kadar mi iradesiz kendini bilmez bireyleriz? Boyle mi goruyorsunuz bizleri?
Artik insanlarin dinlerini kokenlerini konusmalariniza karistirmanizi istemiyorum. Birinin Sunni mi yoksa Alevi mi oldugu kimseyi ilgilendirmezken siz neden bu kadar ilgilisiniz bu detaylarla cidden anlamiyorum. Ustelik bu merakin, bu siniflandirmanin politikaya ne gibi bir faydasi var onu hic anlamiyorum.
Biz sizinle tanismiyoruz bile. Birilerinin benim bekaretimle ilgili dedikodu yapiyor olmasi ya da benim icin alkolik demesi sizi uzmez diye tahmin ediyorum. Boyle bir sey duysaniz "bana ne!" der gecersiniz herhalde. Dolayisiyla ben de tanismiyor oldugumuz icin hayatimi sizin ilginizi cekmeden yasamak istiyorum.
21.06.2013
15.01.2013
KENDIM ETTIM KENDIM BULDUM / SICTIM.NET
İcinde bulundugum duruma baska baslik olmuyor.
Anlatayim;
İlac kullanmiyor oluşumun dayanılmaz bir hafiflik olarak anlattim hep. Kullanmaya kullanmaya aylar yillar gecti, neredeyse 2 seneyi devirdim. Bravo bana, gecen haftaya kadar bravoydu bana. Yaklasik on gun once bacagim uyustu; pek sallamadim malum uyusma MS'te leblebi cekirdek olarak algilanan bir durum, ben de oyle yaptim hic orali olmadim. Ama 6 Ocak sabahi sag ayagimda gereksiz otesi bir elektriklenme ve karincalanma ile uyandim. İlk tepki;
-"Allah allah, karincalanma tamam da bu elektriklenme ne? Arti ben eskiden bu karincalanmaya o kadar alismistim ki hissetmiyordum bile, ne is? -
7 Ocak sabahi uyandigimda sol ayagimda da ayni emare bas gosterdi. "Hmmm 2 yildir yedigim hurmalarin beni kurcalama vakti gelmis galiba" diye dusundum ama yine orali olmadim, topuklu ayakkabilara veda ettim hayatima idame etmeye devam ettim. 10 Ocak gunu uyanisim biraz daha ilginc oldu; yataktan kalktim ama yuruyemedim. Boyle bir yurumeyi becerememe, adim atarken bir yerlere tutunma ihtiyaci, garripp....
Gunu "Belki gecer lan, bu ne boyle hayatimda basima gelmemis is, gecer kesin." diyerek gecti ama olmadi! Mecburi hareket Aksel Siva ile telefon konusmasi.
Her zaman rahatligiyla beni benden almis olan bu profesor insan beni gormesi gerektigini soyledi ve o zaman anladim esegin bir tarafina su kacirdigimi.
Bir gun sonra istikamet Medica; gelsin MR gitsin kan tahlili...
Sonuc: Zipzip'in MS cosmus, kendini sasirmis, MR lezyonlarla donatilmis yilbasi agaci gibi olmus.
Ardindan Aksel Siva'dan "tough love"in hasini gordum; canim cicimlerle bezeli mis gibi bir firca yedim kendisinden. Suratina bakakaldim dogal olarak ama adam hakli.
5 yildir ilk defa gozlerim doldu karsisinda ve isyanlara siginip bagirmaya basladim;
-"Hani ben yilda bir kontrole gelecektim hani bana bir sey olmazdi, hani benimkine MS denmezdi."
Hic bir sey demedi saolsun cunku ben olsam;
-" Ne cemkiriyosun len, hem suclusun hem guclu! Adam gibi kullanaydin ilacini bu halde olmazdin." diye alirdim ayagimin altina.
Su anki durumum ise soyle: Minimum 7 gun kortizon, 10'a cikma ihtimali de var. Ardindan 1.asama ignelere veda ve beynimdeki isiklari sondurene kadar viral beyin enfeksiyonu riskli Tysabri'ye baslayis.
KISSADAN HISSE: Ben ettim siz etmeyin, ilac falan verdiklerinde kullanin, sonra benim gibi yampirik kaliverirsiniz mazallah.
Gelismeleri yazacagim...
Anlatayim;
İlac kullanmiyor oluşumun dayanılmaz bir hafiflik olarak anlattim hep. Kullanmaya kullanmaya aylar yillar gecti, neredeyse 2 seneyi devirdim. Bravo bana, gecen haftaya kadar bravoydu bana. Yaklasik on gun once bacagim uyustu; pek sallamadim malum uyusma MS'te leblebi cekirdek olarak algilanan bir durum, ben de oyle yaptim hic orali olmadim. Ama 6 Ocak sabahi sag ayagimda gereksiz otesi bir elektriklenme ve karincalanma ile uyandim. İlk tepki;
-"Allah allah, karincalanma tamam da bu elektriklenme ne? Arti ben eskiden bu karincalanmaya o kadar alismistim ki hissetmiyordum bile, ne is? -
7 Ocak sabahi uyandigimda sol ayagimda da ayni emare bas gosterdi. "Hmmm 2 yildir yedigim hurmalarin beni kurcalama vakti gelmis galiba" diye dusundum ama yine orali olmadim, topuklu ayakkabilara veda ettim hayatima idame etmeye devam ettim. 10 Ocak gunu uyanisim biraz daha ilginc oldu; yataktan kalktim ama yuruyemedim. Boyle bir yurumeyi becerememe, adim atarken bir yerlere tutunma ihtiyaci, garripp....
Gunu "Belki gecer lan, bu ne boyle hayatimda basima gelmemis is, gecer kesin." diyerek gecti ama olmadi! Mecburi hareket Aksel Siva ile telefon konusmasi.
Her zaman rahatligiyla beni benden almis olan bu profesor insan beni gormesi gerektigini soyledi ve o zaman anladim esegin bir tarafina su kacirdigimi.
Bir gun sonra istikamet Medica; gelsin MR gitsin kan tahlili...
Sonuc: Zipzip'in MS cosmus, kendini sasirmis, MR lezyonlarla donatilmis yilbasi agaci gibi olmus.
Ardindan Aksel Siva'dan "tough love"in hasini gordum; canim cicimlerle bezeli mis gibi bir firca yedim kendisinden. Suratina bakakaldim dogal olarak ama adam hakli.
5 yildir ilk defa gozlerim doldu karsisinda ve isyanlara siginip bagirmaya basladim;
-"Hani ben yilda bir kontrole gelecektim hani bana bir sey olmazdi, hani benimkine MS denmezdi."
Hic bir sey demedi saolsun cunku ben olsam;
-" Ne cemkiriyosun len, hem suclusun hem guclu! Adam gibi kullanaydin ilacini bu halde olmazdin." diye alirdim ayagimin altina.
Su anki durumum ise soyle: Minimum 7 gun kortizon, 10'a cikma ihtimali de var. Ardindan 1.asama ignelere veda ve beynimdeki isiklari sondurene kadar viral beyin enfeksiyonu riskli Tysabri'ye baslayis.
KISSADAN HISSE: Ben ettim siz etmeyin, ilac falan verdiklerinde kullanin, sonra benim gibi yampirik kaliverirsiniz mazallah.
Gelismeleri yazacagim...
7.12.2012
KENTSEL DONUSUM UZERINE...
Son bir yil icinde hayatimda yemedigim kadar profiterol yedim; İnci Pastanesi'nin fisi her an cekilebilir korkusuyla. Korktugum basima geldi, Inci'nin yikilmasinin yolu acilmis.
Cocukken annem babam hic elimden tutup goturmedi beni İnci Pastanesi'ne. Oraya dair nostaljik anilarim yok, 18-19 yasindan sonra toplasan 5 defa gitmisizdir beraber. Ama her onunden gecisimde; yillar gecse de eskimeyen logosuyla, tum Pimapen furyasinin karsisinda dikilen ahsap kapisiyla hep baska diyarlara gittim. Sanki zamanda yolculuk etmisim de annemin babamin gencligine isinlanmisim gibi. Onlarin bir zamanlar benim yasimdayken okuldan cikip oraya geldigini dusunmek hep cok mutlu etti beni. Onlarin da bir zamanlar benim gibi olduklarini hatirladim hep; yeri geldi agladim bile...
Dogrudur arabesklik mertebesinde altin madalyalara layik nostaljik bir yanim var; burcumun yengec olmasindan belki de...
Zaten su anda İnci Pastane'sinden bahsediyor olsam bile, asil amacim genel olarak yikimdan dem vurmak. Bu kentsel donusum denen kavrramin beynelminel olarak ne manaya geldigini, dogru sekilde nasil yapildigini bilmiyorum cunku Turkiye'de her kavramin ayri bir anlami var. Turkiye'de kentsel donusum demek yikim demek, toplumsal hafizanin silinmesi demek. Ve ben hafiza kaybina ugramamiz icin yapilan bu hummali calismalardan tiksiniyorum.
AKM'nin yikimi hikayesi de ayni amacla tezgahlanmaya calisilmisti bence. Hesapta tadilatta olan AKM'nin akibeti bence belli degil. Ne kadar cirkin olursa olsun Turkiye'nin yakin tarihindeki en onemli anlara taniklik etmis olan bir binayi yikmayi dusunmek bile cinayetten farksiz. Ve Istanbul'un her yerinde yasaniyor bu cinayet; bir sokagin, bir apartmanin ismini degistirerek, bir binayi yenileme niyetiyle katlederek teker teker elimizden aliniyor gecmisimiz.
Su aralar gecmisle yuzlesmekten bahsediliyor ya hep; bu kafayla gecmisle yuzlesme olmaz. Eski sahipleri gayr-i muslim olan bir apartmanin ismini degistirip "Kardesler Apartmani" yaparak gecmisle yuzlesilmez, ondan kacilir. Sanirim tum bu yikimlarin bu baskalastirma cabalarinin altinda yatan sebep de bu; gecmisten kacmak.
Annem Talimhane'de dogup buyumus. Onun zamaninda Taksim'in en guzel yerlerinden biriymis Talimhane. Bana dogup buyudugu evi gostermek istediginde basarili olamamisti cunku kim bilir ne kadar guzel o binanin yerinde su anda ismi otel olan bir ucube var.
Bense Sisli'de dogdum ilkokul 3.sinifa kadar da orada yasadim. Arada bir apartmanin onunden gecer, kapi aciksa bizim dairenin oldugu kata cikardim. Evimizin kapisinin ayni oldugunu ilk gordugumde nasil aglamistim anlatamam.
Gecen yil tekrar gittim Sisli'deki sokagima, ama apartmanimi bulamadim cunku ismi degismisti...
Yaslandigimda cocuklarima dogup buyudugum yerleri gosterebilmek istiyorum ben; gencligimde gittigim sinemayi, oturdugum apartmani gosterip onlara; "Biz gencken evden cikip surada sinemaya giderdik, burada yemek yerdik." diyebilmek istiyorum.
Ama boyle giderse anlatacaklarim yasli bir kadinin anlattigi efsanelerden ileri gidemeyecek...
Alacagin olsun Buyuksehir Belediyesi, alacagin olsun Beyoglu Belediyesi, gecmise saygisi olmayan yaptiklariyla tarih yazdigini sanan herkesin alacagi olsun!
Cocukken annem babam hic elimden tutup goturmedi beni İnci Pastanesi'ne. Oraya dair nostaljik anilarim yok, 18-19 yasindan sonra toplasan 5 defa gitmisizdir beraber. Ama her onunden gecisimde; yillar gecse de eskimeyen logosuyla, tum Pimapen furyasinin karsisinda dikilen ahsap kapisiyla hep baska diyarlara gittim. Sanki zamanda yolculuk etmisim de annemin babamin gencligine isinlanmisim gibi. Onlarin bir zamanlar benim yasimdayken okuldan cikip oraya geldigini dusunmek hep cok mutlu etti beni. Onlarin da bir zamanlar benim gibi olduklarini hatirladim hep; yeri geldi agladim bile...
Dogrudur arabesklik mertebesinde altin madalyalara layik nostaljik bir yanim var; burcumun yengec olmasindan belki de...
Zaten su anda İnci Pastane'sinden bahsediyor olsam bile, asil amacim genel olarak yikimdan dem vurmak. Bu kentsel donusum denen kavrramin beynelminel olarak ne manaya geldigini, dogru sekilde nasil yapildigini bilmiyorum cunku Turkiye'de her kavramin ayri bir anlami var. Turkiye'de kentsel donusum demek yikim demek, toplumsal hafizanin silinmesi demek. Ve ben hafiza kaybina ugramamiz icin yapilan bu hummali calismalardan tiksiniyorum.
AKM'nin yikimi hikayesi de ayni amacla tezgahlanmaya calisilmisti bence. Hesapta tadilatta olan AKM'nin akibeti bence belli degil. Ne kadar cirkin olursa olsun Turkiye'nin yakin tarihindeki en onemli anlara taniklik etmis olan bir binayi yikmayi dusunmek bile cinayetten farksiz. Ve Istanbul'un her yerinde yasaniyor bu cinayet; bir sokagin, bir apartmanin ismini degistirerek, bir binayi yenileme niyetiyle katlederek teker teker elimizden aliniyor gecmisimiz.
Su aralar gecmisle yuzlesmekten bahsediliyor ya hep; bu kafayla gecmisle yuzlesme olmaz. Eski sahipleri gayr-i muslim olan bir apartmanin ismini degistirip "Kardesler Apartmani" yaparak gecmisle yuzlesilmez, ondan kacilir. Sanirim tum bu yikimlarin bu baskalastirma cabalarinin altinda yatan sebep de bu; gecmisten kacmak.
Annem Talimhane'de dogup buyumus. Onun zamaninda Taksim'in en guzel yerlerinden biriymis Talimhane. Bana dogup buyudugu evi gostermek istediginde basarili olamamisti cunku kim bilir ne kadar guzel o binanin yerinde su anda ismi otel olan bir ucube var.
Bense Sisli'de dogdum ilkokul 3.sinifa kadar da orada yasadim. Arada bir apartmanin onunden gecer, kapi aciksa bizim dairenin oldugu kata cikardim. Evimizin kapisinin ayni oldugunu ilk gordugumde nasil aglamistim anlatamam.
Gecen yil tekrar gittim Sisli'deki sokagima, ama apartmanimi bulamadim cunku ismi degismisti...
Yaslandigimda cocuklarima dogup buyudugum yerleri gosterebilmek istiyorum ben; gencligimde gittigim sinemayi, oturdugum apartmani gosterip onlara; "Biz gencken evden cikip surada sinemaya giderdik, burada yemek yerdik." diyebilmek istiyorum.
Ama boyle giderse anlatacaklarim yasli bir kadinin anlattigi efsanelerden ileri gidemeyecek...
Alacagin olsun Buyuksehir Belediyesi, alacagin olsun Beyoglu Belediyesi, gecmise saygisi olmayan yaptiklariyla tarih yazdigini sanan herkesin alacagi olsun!
18.07.2012
ONE LOVE
Olayli bir hafta sonu gecti malum.
Herkeslerin dilinde bira mevzuu; ozgurlugnesahipcik etiketiyle gelen isyanlar akabinde kose yazarlarinin yorumlari...
Buralar da benim kosem ya hani, benim de yorumum eksik olmasin diyerek gireyim konuya.
11yildir pasa pasa yoluna devam eden bir muzik festivaline Efes Pilsen sponsor. Dedim ya 11 senedir bu is boyle, neden simdi batti orasi mechul. Mechul ama sonuc bir sekilde rahatsiz oldugunu iddia edenlerin lehine oldu ve festival alaninda bira satisi yasaklandi. Yanlis anlasilma olmasin; bira dedigin sey oyle %80 alkol oranina falan sahip degil, bir tane icsen anca cisin gelir, oyle bir sey... Cok sey soylendi; bir grup Eyup'lu genc festivale karsi cikti ne yapti etti satisi durdurdu. Bunu ne yollarla basardilar orasi mechul.
Verdikleri sebep; Eyup'un kutsal br semt olmasi ve festivale gelenlerin icki sebepli taskinlikla semtin tarihine saygisizlik etmeleri. Bunlarin hepsi tartismali dusunceler, dogrusu yanlisi pek yok yani.
O yuzden yasak isi sakat bu tip durumlarda. Ha herifler icip icip elalemin karisina kizina sarktilarsa, gidip de bir turbenin dibine isedilerse okuzluk etmisler ama onun da cezasi yasak degil bence.
Yasak isi sadece karaborsaya kapi acar, baska da bir boka yaramaz afedersin.
Misal Galata'da iki yildir ayni konunun tartismasi var. Gencler saat 18.00 sularinda kulenin dibinde bulusmaya ardindan icmeye basliyorlardi. Benim ev arkadaslarin alkol alanina nispeten biraz uzak, dolayisiyla kendilerinin taskinliklarina sahit olmadim; ne zaman gorsem kardes kardes oturup icki esliginde sarkilar soyluyorlardi. Ama isin gercegi o degilmis; belirli bir saatten sonra zibitip umuma acik yerleri hacet mekani olarak belirliyorlar, acik kapi buldular mi oracikta goturuveriyorlarmis.
Simdiyse durum baska; her aksam kulenin etrafina serit cekiliyor, bir tane polis araci kulenin onunde bekliyor, polis memuru da sap gibi butun gece orada dikiliyor. Kisacasi kulenin dibinde yere comelmek comelirken icki icip cekirdek citlemek yasak. İyi mi oldu? Bence olmadi, OHAL'den hallice bir goruntu hakim meydana.
Haa kulenin az yaninda Yuksek Kaldirim'a inen merdivende takiliyor simdi gencler, sayi daha dusuk ama mantik ayni; İçelim guzelleselim. Fakat nereye işiyorlar onu bilemiyorum. Ama sunu biliyorum; bu is boyle cozulmuyor. Orta yol bulmak lazim; icenleri denetlemek belirli bir saatte dagilmalarini saglamak lazim.
Eyup'teki durum da ayni bence; adam gibi denetlensin ne şiş yansin ne de kebap. Ama Turk dedigin oyle seylerden hoslanmaz. Yilanin basini eziverir.
Yilanin basini da ezdin mi baska dertler cikiyor ama ortaya; insanlar gruplasiyor, birbirlerinden nefret etmeye basliyor. Eger harbiden bu devlet hepimizi iyimizle kotumuzle kucakliyorsa o is oyle olmali.
Ama goruyorum ki One Love'da yasananlar munferit. O zaman da kime neye hizmet ediyor diye soruyor insan. Cidden semte olan saygidansa durum dedigim gibi bir orta yol bulunsun boyle kavga gurultu cikmasin.
Ama ondan da emin degilim acikcasi; gecen aksam tum bu olaylar uzerine seriat istedigini ve Eyup'lu oldugunu soyleye bir insan evladiyla muhabbet etmeye calistim Twitter'dan. Muhabbet etmeye calistim diyorum cunku sonlara dogru Melih Gokcek karsisinda belgelerle ayakta durmaya Kilicdaroglu gibi hissettim kendimi.
Ne desem ne soylesem sacma sapan da olsa bir cevapla karsilastim: Senin inancinla benimki ayni degil seninkinin dogru oldugunu iddia etmeyeceksin heralde dedim, dinimi sordu. Yahudiyim diye cevap verdim; Ben antisemitim dedi. Senin kaybin dedim, İsrail insanlik ayibinin en buyugunu isliyor sen mi hosgoruden bahsediyorsun diye bir lafa maruz kaldim.
"Hosgoruden bahsediyorum fena mi ediyorum, kufur etseydim daha mi iyiydi?" diye sordum, gerceklerin ortada oldugunu soyledi. O gercek nedir, hala arastirilmakta...
Bu is din davasi degil arkadas! Ben onu gordum, cunku benim bildigim bana ogretilen muslumanlik hosgorulu olmayi buyurur. Yani sen icersin sicarsin, harbi dindar insan: "Yapma etme yazik ediyorsun kendine" der ama elinde tasla sopayla adam dovmeye gelmez.
İnsan kendi isine bakar ne de olsa, ucu kendine dokunmadigi zaman suya sabuna da dokunmaz, hele Turk'un isi olmaz! Demek ki, dinden ote baska psikolojik seyler var isin icinde. Kiskanclik desem tam degil, yoksunluk desem o da degil. Haset, cehalet, cekememezlik vs. hepsi bir arada.
Neden var bu duygular bu insanlarda onu dusunuyorum, kesin bir cevaba ulasamiyorum.
Ama hatirladigim bir olay var;
Universiteye ilk girdigim yil, basortusu yuzunden okula alinmayan bir kiz vardi. Basini acip girdi sinifa, agliyordu." Neyin var" diye sorduk, zaten daha ilk hafta, liseden sonra o ortamda sudan cikmis baliga donmusuz , ondan olabilecegini dusunduk. Basortusunu cikarmasi icin zorlamis kapidaki gorevliler...Acaip uzuldum cidden. Ama o olaya sahit olsaydim sahip cikar miydim onun hakkina bilmiyorum acikcasi. Aklim bir karis havadaydi, gozlerimi acmamistim daha... Geriye gidebilseydim zamanda, gidip basardim kufuru o gorevliye.
Acaba bunun gibi olaylar yuzunden mi diye dusunuyorum hep. Yine de bu kadar kinin icini doldurmaya yetmiyor bu tip olaylar. Gerci yasanan bir cok olayin ardindaki kinin dayanak noktasi o kadar zayif ki... 3-5 adamin gaziyla oluyor her sey. Seviyoruz gaza gelmeyi.
Secim sonrasi yazdigim bir postta soyledigimi tekrarlayacagim; Bir iki yil oncesine kadar hayatimda kendinden olmayana bu kadar toleranssiz bir Turk insani ne gordum ne duydum...
Hem de yok yere, oradan buradan duydugu sozlerle.. O sozlerin alti dolu mu degil mi sorgulamadan, bakmadan...
Oncelikle bazi seyleri itiraf etmek gerek; korkmadan utanmadan hem de. Kizlar erkekler bir festivalde egleniyor diye catliyorsa hasetinden birileri, once o haseti kabul etmeli ki yaptiginin sacmaligini anlasin.
Bana dini kullanip gelmesin; din dedigin insana hosgorulu olmayi, iyi biri olmayi ogretir.
Ortacagda miyiz lan! Delirtmeyin adami...
Son sozum festivalcilere yani bana, sana, arkadasina:
Bunlar yasanacak cok dogal; bu ulke kurulurken onlarca yilda yasamasi gereken degismeyi kisacik bir surede yasadi. 30 saniyede bir hamburgeri hupletirsen, midene oturur sonra ya kusarsin ya da ilac alip mideni sakinlestirmeye calisirsin ayni hesap. O yuzden korkmaya mahal yok, kimsenin ozgurlugu gitmiyor, kaptirmayiz! Ama kaptirmazken de kimseyi dislayip parmakla gosteremeyiz, dusman olamayiz, biz bu ulkede hep beraber yasamayi ogrenmek zorundayiz!
Adi ustunde: ONE LOVE
Herkeslerin dilinde bira mevzuu; ozgurlugnesahipcik etiketiyle gelen isyanlar akabinde kose yazarlarinin yorumlari...
Buralar da benim kosem ya hani, benim de yorumum eksik olmasin diyerek gireyim konuya.
11yildir pasa pasa yoluna devam eden bir muzik festivaline Efes Pilsen sponsor. Dedim ya 11 senedir bu is boyle, neden simdi batti orasi mechul. Mechul ama sonuc bir sekilde rahatsiz oldugunu iddia edenlerin lehine oldu ve festival alaninda bira satisi yasaklandi. Yanlis anlasilma olmasin; bira dedigin sey oyle %80 alkol oranina falan sahip degil, bir tane icsen anca cisin gelir, oyle bir sey... Cok sey soylendi; bir grup Eyup'lu genc festivale karsi cikti ne yapti etti satisi durdurdu. Bunu ne yollarla basardilar orasi mechul.
Verdikleri sebep; Eyup'un kutsal br semt olmasi ve festivale gelenlerin icki sebepli taskinlikla semtin tarihine saygisizlik etmeleri. Bunlarin hepsi tartismali dusunceler, dogrusu yanlisi pek yok yani.
O yuzden yasak isi sakat bu tip durumlarda. Ha herifler icip icip elalemin karisina kizina sarktilarsa, gidip de bir turbenin dibine isedilerse okuzluk etmisler ama onun da cezasi yasak degil bence.
Yasak isi sadece karaborsaya kapi acar, baska da bir boka yaramaz afedersin.
Misal Galata'da iki yildir ayni konunun tartismasi var. Gencler saat 18.00 sularinda kulenin dibinde bulusmaya ardindan icmeye basliyorlardi. Benim ev arkadaslarin alkol alanina nispeten biraz uzak, dolayisiyla kendilerinin taskinliklarina sahit olmadim; ne zaman gorsem kardes kardes oturup icki esliginde sarkilar soyluyorlardi. Ama isin gercegi o degilmis; belirli bir saatten sonra zibitip umuma acik yerleri hacet mekani olarak belirliyorlar, acik kapi buldular mi oracikta goturuveriyorlarmis. Simdiyse durum baska; her aksam kulenin etrafina serit cekiliyor, bir tane polis araci kulenin onunde bekliyor, polis memuru da sap gibi butun gece orada dikiliyor. Kisacasi kulenin dibinde yere comelmek comelirken icki icip cekirdek citlemek yasak. İyi mi oldu? Bence olmadi, OHAL'den hallice bir goruntu hakim meydana.
Haa kulenin az yaninda Yuksek Kaldirim'a inen merdivende takiliyor simdi gencler, sayi daha dusuk ama mantik ayni; İçelim guzelleselim. Fakat nereye işiyorlar onu bilemiyorum. Ama sunu biliyorum; bu is boyle cozulmuyor. Orta yol bulmak lazim; icenleri denetlemek belirli bir saatte dagilmalarini saglamak lazim.
Eyup'teki durum da ayni bence; adam gibi denetlensin ne şiş yansin ne de kebap. Ama Turk dedigin oyle seylerden hoslanmaz. Yilanin basini eziverir.
Yilanin basini da ezdin mi baska dertler cikiyor ama ortaya; insanlar gruplasiyor, birbirlerinden nefret etmeye basliyor. Eger harbiden bu devlet hepimizi iyimizle kotumuzle kucakliyorsa o is oyle olmali.
Ama goruyorum ki One Love'da yasananlar munferit. O zaman da kime neye hizmet ediyor diye soruyor insan. Cidden semte olan saygidansa durum dedigim gibi bir orta yol bulunsun boyle kavga gurultu cikmasin.
Ama ondan da emin degilim acikcasi; gecen aksam tum bu olaylar uzerine seriat istedigini ve Eyup'lu oldugunu soyleye bir insan evladiyla muhabbet etmeye calistim Twitter'dan. Muhabbet etmeye calistim diyorum cunku sonlara dogru Melih Gokcek karsisinda belgelerle ayakta durmaya Kilicdaroglu gibi hissettim kendimi.
Ne desem ne soylesem sacma sapan da olsa bir cevapla karsilastim: Senin inancinla benimki ayni degil seninkinin dogru oldugunu iddia etmeyeceksin heralde dedim, dinimi sordu. Yahudiyim diye cevap verdim; Ben antisemitim dedi. Senin kaybin dedim, İsrail insanlik ayibinin en buyugunu isliyor sen mi hosgoruden bahsediyorsun diye bir lafa maruz kaldim.
"Hosgoruden bahsediyorum fena mi ediyorum, kufur etseydim daha mi iyiydi?" diye sordum, gerceklerin ortada oldugunu soyledi. O gercek nedir, hala arastirilmakta...
Bu is din davasi degil arkadas! Ben onu gordum, cunku benim bildigim bana ogretilen muslumanlik hosgorulu olmayi buyurur. Yani sen icersin sicarsin, harbi dindar insan: "Yapma etme yazik ediyorsun kendine" der ama elinde tasla sopayla adam dovmeye gelmez.
İnsan kendi isine bakar ne de olsa, ucu kendine dokunmadigi zaman suya sabuna da dokunmaz, hele Turk'un isi olmaz! Demek ki, dinden ote baska psikolojik seyler var isin icinde. Kiskanclik desem tam degil, yoksunluk desem o da degil. Haset, cehalet, cekememezlik vs. hepsi bir arada.
Neden var bu duygular bu insanlarda onu dusunuyorum, kesin bir cevaba ulasamiyorum.
Ama hatirladigim bir olay var;
Universiteye ilk girdigim yil, basortusu yuzunden okula alinmayan bir kiz vardi. Basini acip girdi sinifa, agliyordu." Neyin var" diye sorduk, zaten daha ilk hafta, liseden sonra o ortamda sudan cikmis baliga donmusuz , ondan olabilecegini dusunduk. Basortusunu cikarmasi icin zorlamis kapidaki gorevliler...Acaip uzuldum cidden. Ama o olaya sahit olsaydim sahip cikar miydim onun hakkina bilmiyorum acikcasi. Aklim bir karis havadaydi, gozlerimi acmamistim daha... Geriye gidebilseydim zamanda, gidip basardim kufuru o gorevliye.
Acaba bunun gibi olaylar yuzunden mi diye dusunuyorum hep. Yine de bu kadar kinin icini doldurmaya yetmiyor bu tip olaylar. Gerci yasanan bir cok olayin ardindaki kinin dayanak noktasi o kadar zayif ki... 3-5 adamin gaziyla oluyor her sey. Seviyoruz gaza gelmeyi.
Secim sonrasi yazdigim bir postta soyledigimi tekrarlayacagim; Bir iki yil oncesine kadar hayatimda kendinden olmayana bu kadar toleranssiz bir Turk insani ne gordum ne duydum...
Hem de yok yere, oradan buradan duydugu sozlerle.. O sozlerin alti dolu mu degil mi sorgulamadan, bakmadan...
Oncelikle bazi seyleri itiraf etmek gerek; korkmadan utanmadan hem de. Kizlar erkekler bir festivalde egleniyor diye catliyorsa hasetinden birileri, once o haseti kabul etmeli ki yaptiginin sacmaligini anlasin.
Bana dini kullanip gelmesin; din dedigin insana hosgorulu olmayi, iyi biri olmayi ogretir.
Ortacagda miyiz lan! Delirtmeyin adami...
Son sozum festivalcilere yani bana, sana, arkadasina:
Bunlar yasanacak cok dogal; bu ulke kurulurken onlarca yilda yasamasi gereken degismeyi kisacik bir surede yasadi. 30 saniyede bir hamburgeri hupletirsen, midene oturur sonra ya kusarsin ya da ilac alip mideni sakinlestirmeye calisirsin ayni hesap. O yuzden korkmaya mahal yok, kimsenin ozgurlugu gitmiyor, kaptirmayiz! Ama kaptirmazken de kimseyi dislayip parmakla gosteremeyiz, dusman olamayiz, biz bu ulkede hep beraber yasamayi ogrenmek zorundayiz!
Adi ustunde: ONE LOVE
28.05.2012
Bir Hobi Olarak KURTAJ
İcimdeki isyankari harekete gecirecek bir olay yoktu kac zamandir, hafta sonu imdadima yetisti hunkarimiz. Basliktan da anlasilacagi uzere konumuz kurtaj.
Kendisinin kurtaj ve sezaryeni bir tutmasini geciyorum, direk konuya daliyorum efendim.
Kurtaj dedigimiz sey oyle; "Ay sekerim gecen hamile kaldim sabah kurtajim var cikista gidelim sinemaya..." gibilerinden bir cumle icinde kullanilabilecek bir durum degil. Takdir edersiniz ki; zor bir durum. Bu secimi yapmak zorunda kalmis olan kadinin baska bir caresi olmamasi durumu yani. Burada bahsettigimiz baska care nedir? O cocugu dogurmaktir, o cocugu dogurmakla bitmiyor tabii is; bunun dogum oncesi bakimi var doktor kontrolu var dogurduktan sonra zilyon tane isi var. Ustelik bunlarin hepsi para... Bir de evli degilse sicti cafer bez getir.
O kadinin yerine koyalim kendimizi: "20 yasindayim mesela. Ogrenciyim, İstanbul bilmemne univeristesinde bilmem ne bolumunde okuyorum. Annemler Bursa'da ikamet ediyor. Bir sevgilim var benden bir yas buyuk, cok tatli. Ayni okuldayiz ama su anda akli bir karis havada. Sanirim bu olay gecen ay beraber oluslarimizdan biri yuzunden cereyan etti. Halbuki korunuyoruz ama hic bir koruma %100 degil diyorlar. Ben ne yapacagim simdi?"
Sahi simdi ne yapacak? Kurtaj karsitlari dogursun diyecek tabii. Dogurmasi icin en azindan annesine babasina soylemesi lazim. Dolayisiyla guzel bir dayak yiyecek ilk olarak. Okuldan alinacak zorla Bursa'ya goturulecek. Hamile oldugu karnindan anlasilmadan once bas goz edilip dunyadan haberi olmayan bir gence kakalanmaya calisilacak. O gencin durumu da ayri bir hazin ya neyse...
Bu senaryo islemedi diyelim, Bursa'da degil de daha dogu da olsa mesela kizimiz kuvvetle muhtemel mefta olacak. E ne oldu: bir yerine iki cinayet!
Kurtaj yaptirmak istedi diyelim ama hunkarimiz cinayet oldugunu dusundugu icin kurtaj yasaklanmis. Eeee? Bir yerden duydugu hijyen kelimesinin ne oldugu bilmeyen doktor bozuntularinin elinde bu hamilelige son verecek. Sadece hamileligine degil muhtemelen dogurganligina da son vermis olacak. Adina klinik denemeyecek o yere gitmekten vazgecti ama yine de ne yapip edip bu hamileligi bitirmek istiyor diye dusunsek bu sefer de cocugu dusurmek icin sacma sapan seyler yapacak yine dogurganligina veya genel olarak sagligina zarar verecek seyler yapacak.
Dogur demekle bitmiyor. O cocuga bakmak gerek. Bakamazsa evlatlik versin de diyemeyiz. Malum evlatlik isi ayri bir karisik memlekette. Anca cami avlusuna birakir iste. O zavalli bebegi de iki tane polis bulup kimsesiz cocuklar yurduna yerlestirirler. Kendisi 18 yasina kadar oralarda takilir; resit olduktan sonra da katil, psikopat tecavuzcu olarak aramiza karisir. -Malum kimsesiz cocuklar yurtlarinda samanlik seyran degil-.
Evlat edinmenin bu kadar zor oldugu bir ulkede insanlari her hamile kalislarinda dogurmaya mecbur birakmadan once sonuclarini da dusunmek lazim. Etrafta bu kadar anasiz babasiz cocuk var ama gecen yila kadar devletim cocugu olanlarin evlatlik almasina izin vermiyordu. Yeni yeni izin verdiler ama yine de cocuk verirken bin dereden su getirtiyorlar.
Yani bu is "Kurtaj cinayettir" diye kesilip atilacak, kurtaj taraftari kadinlari muhtemel katil olarak damgalayacak kadar basit degil. O kadar vahim sonuclari var ki; o cocuk dogdugu gune her gun kufreder ama sizin ruhunuz duymaz sayin hunkarim.
Diyecegim o ki; hic bir kadin gule oynaya kurtaj yaptirmaya gitmez, spor olsun diye cocuk aldirmaz. "Ben kurtaj yaptiracagim" diye ariyorsa doktorunu vardir bir bildigi. O gun kalkip o doktorun yanina giderken morali bozuktur, boyle bir sey yapmak zorunda oldugu icin uzgundur ve o gunu hayati boyunca unutmayacaktir.
Kendisinin kurtaj ve sezaryeni bir tutmasini geciyorum, direk konuya daliyorum efendim.
Kurtaj dedigimiz sey oyle; "Ay sekerim gecen hamile kaldim sabah kurtajim var cikista gidelim sinemaya..." gibilerinden bir cumle icinde kullanilabilecek bir durum degil. Takdir edersiniz ki; zor bir durum. Bu secimi yapmak zorunda kalmis olan kadinin baska bir caresi olmamasi durumu yani. Burada bahsettigimiz baska care nedir? O cocugu dogurmaktir, o cocugu dogurmakla bitmiyor tabii is; bunun dogum oncesi bakimi var doktor kontrolu var dogurduktan sonra zilyon tane isi var. Ustelik bunlarin hepsi para... Bir de evli degilse sicti cafer bez getir.
O kadinin yerine koyalim kendimizi: "20 yasindayim mesela. Ogrenciyim, İstanbul bilmemne univeristesinde bilmem ne bolumunde okuyorum. Annemler Bursa'da ikamet ediyor. Bir sevgilim var benden bir yas buyuk, cok tatli. Ayni okuldayiz ama su anda akli bir karis havada. Sanirim bu olay gecen ay beraber oluslarimizdan biri yuzunden cereyan etti. Halbuki korunuyoruz ama hic bir koruma %100 degil diyorlar. Ben ne yapacagim simdi?"
Sahi simdi ne yapacak? Kurtaj karsitlari dogursun diyecek tabii. Dogurmasi icin en azindan annesine babasina soylemesi lazim. Dolayisiyla guzel bir dayak yiyecek ilk olarak. Okuldan alinacak zorla Bursa'ya goturulecek. Hamile oldugu karnindan anlasilmadan once bas goz edilip dunyadan haberi olmayan bir gence kakalanmaya calisilacak. O gencin durumu da ayri bir hazin ya neyse...
Bu senaryo islemedi diyelim, Bursa'da degil de daha dogu da olsa mesela kizimiz kuvvetle muhtemel mefta olacak. E ne oldu: bir yerine iki cinayet!
Kurtaj yaptirmak istedi diyelim ama hunkarimiz cinayet oldugunu dusundugu icin kurtaj yasaklanmis. Eeee? Bir yerden duydugu hijyen kelimesinin ne oldugu bilmeyen doktor bozuntularinin elinde bu hamilelige son verecek. Sadece hamileligine degil muhtemelen dogurganligina da son vermis olacak. Adina klinik denemeyecek o yere gitmekten vazgecti ama yine de ne yapip edip bu hamileligi bitirmek istiyor diye dusunsek bu sefer de cocugu dusurmek icin sacma sapan seyler yapacak yine dogurganligina veya genel olarak sagligina zarar verecek seyler yapacak.
Dogur demekle bitmiyor. O cocuga bakmak gerek. Bakamazsa evlatlik versin de diyemeyiz. Malum evlatlik isi ayri bir karisik memlekette. Anca cami avlusuna birakir iste. O zavalli bebegi de iki tane polis bulup kimsesiz cocuklar yurduna yerlestirirler. Kendisi 18 yasina kadar oralarda takilir; resit olduktan sonra da katil, psikopat tecavuzcu olarak aramiza karisir. -Malum kimsesiz cocuklar yurtlarinda samanlik seyran degil-.
Evlat edinmenin bu kadar zor oldugu bir ulkede insanlari her hamile kalislarinda dogurmaya mecbur birakmadan once sonuclarini da dusunmek lazim. Etrafta bu kadar anasiz babasiz cocuk var ama gecen yila kadar devletim cocugu olanlarin evlatlik almasina izin vermiyordu. Yeni yeni izin verdiler ama yine de cocuk verirken bin dereden su getirtiyorlar.
Yani bu is "Kurtaj cinayettir" diye kesilip atilacak, kurtaj taraftari kadinlari muhtemel katil olarak damgalayacak kadar basit degil. O kadar vahim sonuclari var ki; o cocuk dogdugu gune her gun kufreder ama sizin ruhunuz duymaz sayin hunkarim.
Diyecegim o ki; hic bir kadin gule oynaya kurtaj yaptirmaya gitmez, spor olsun diye cocuk aldirmaz. "Ben kurtaj yaptiracagim" diye ariyorsa doktorunu vardir bir bildigi. O gun kalkip o doktorun yanina giderken morali bozuktur, boyle bir sey yapmak zorunda oldugu icin uzgundur ve o gunu hayati boyunca unutmayacaktir.
20.02.2012
TO DRUG OR NOT TO DRUG..?
Ise guce dalmisim, yine burayi boslamisim. Allahtan fazla okuyanim yok, e o zaman hayal kirikligi yasayan da yok...:)
Neyse; malum Betaferon'la bitip tukenmeyen bir kavgam var benim.
Gecen yil basima gelen ataksal hareketten beriyse, olan biten bir sey yok, ustelik ilacsizim.Ve bendeniz ilac kullanmamakta hala israrliyim. Acikcasi cok mutluyum, ve bir yildir basima hic bir sey gelmiyor olmasi da bu mutlulugumun temeli.
"Bu kullanmama olayi da ne arkadasim, cildirdin mi!" nidalari cinlandi kulagimda.
Saglikli insanlar icin hayat kolay; dogrular ve yanlislar var sadece. Hastaysan ilac kullanirsin iyilestin mi ilaci kullanmayi birakirsin. " Ah be anam keske her sey o kadar basit olsaydi!
Bu Betaferon denilen lanet bana alnimdaa MS diye bir damga oldugunu hatirlatiyor her gun. Eziyet gibi; cok iyiyim ben biseycigim yok desen bile -ki dogrudur bir atagin olmuyordur- yan etkiler adama nefes aldirmaz. Yaparsin ilaci; basarsin Brufen'i yatarsin yataga, 3-4 saat sonra uyaniverirsin ates icinde ve donarak. Donersin donersin o uyku haram olur insana, baktin ki gecmiyor tekrar alirsin Brufen'i. O da etki edene kadar 1 saat daha gitti. Sabah kalkarsin yarim yamalak uykundan, sanki bir gece once birileri seni dovmus de yatagina firlatmis gibi. Salak gibi dolanirsin, gun bitse de eve gitsem yatsam uyusam diye. Obur sabah mutlu mesut kalkarsin duzgun uyumus olmanin etkisiyle, aksamina tekrar ayni senaryo: Ilac yapila, baska bir ilac suyla icile ve yatila. Bakalim bu aksam nasil bir yan etki olacak???
Ilac kullandigim surece Betaferon kitapciginda yazan ne varsa basima geldi:
-Atesim cikti
-Adele agrisi cektim
-Atesten bagimsiz olarak uykusuzluk cektim
-Atesim oldugunda ayni zamanda dondugum icin cogunlukla 3 tane kazak giyerek uyumaya calistim
-Ay boyunca 1-2 gun ara ver regl donemlerim oldu.
-Cildimde lipoatrofi denilen bolgesel yag azalmasi oldu, ayni zamanda igne yaptigim yerlerde yumrular oldu.
Bunca zamandir ilacsiz olmama ragmen sonuncusu baki.
Yani Betaferon dedigimiz illet ne onunla ne onsuz olabildigimiz bir cok. Diger ilaclarin gunahini almak istemiyorum ama bu uyuz MS oldugumu her gun kafama kakti.
Gecen hafta agabeyimle konusana kadar belki 6 aydir aydir MS aklimdan bile gecmemisti.
Eger psikolojik durumun bir etkisi varsa bu MS'e ilacsiz takilirim ben acik soyleyeyim. Boyle diyorum ama bir yandan da ufaktan yusuflanmiyor degilim.
O yuzden soyle bir karara vardim: Bu ay icinde Akseli'me randevu aliyorum ve bir orta yol bulmamiz icin kendisine yalvariyorum. Aklima Copaxone geldi; sanirim yan etkisizmis, oyleyse direk atlarim vallaha...
Varsa bir su blog'u okuyan MS'ten muzdarip Copaxone'cu bir arkadas beri gelsin, iki uc kelam etsin ben de rahatlayayim...
Isin ilginc tarafi bu yan etkilerin hic biri ilk 6ayda yoktu
25.12.2011
BALIK HAFIZALI TURKİYE'M
Selamlar,
Bildiginiz gibi guzide ulkemde hic bir konu uzun sure gundemde kalamaz. Araya baska dertler, skandallar girer eski magdurlar gume gider. Bakiniz; Fransa'daki oylama ve sayesinde arada kaynayan emekli milletvekili maas zammi vakasi ve Van depremi...
Ben bugun Van depreminden ve sizin yapabileceklerinizden bahsedecegim:
2012 arefesinde, hala bezden cadirlarda yasamaya calisan insan goruntuleri haberlerin ilk siralarindaydi gecen haftaya kadar. Bu goruntulere her rastladigimda ayni siddette sasirmaya devam ettim; hani prefabrik evler olacakti, hani milyonlarca tl yardim toplanmisti!!!
Sasirmam benim safligim, ne de olsa burasi Turkiye, burada her basari cezalandirilir.
Yani o yardimlar adresine ulassaydi, prefabrik evler zamaninda kurulsaydi bu da bir basari olurdu o yuzden hic bir sey yolunda gitmedi ve o insanlar sogukta evsiz barksiz olarak telef olmaya devam ediyorlar.
Allahtan hic bir sey icin gec degil, hala bir fark yaratabiliriz. Oradaki insanlara yeni yil icin bir hediye bir umut verebiliriz. Daha onceden bahsettigim Sorumlu Blog saolsun, yeni projelerini Van'a yardim uzerine kurmuslar. Kendileriyle duydugum gurur katlanarak buyuyor.
Nedir bu Van projesi, kisaca anlatayim:
İhtiyaclara gore 4 paket belirlemisler. Paket dediysem, hediye pakedi degil tabii ki:) Bu paketler kres, etud merkezi, psikolojik destek merkezi ve egitim-uygulama merkezleri icin gerekli olan ihtiyaclardan olusuyor. Yani bit etud merkezi kurmak icin ne gerekliyse -bilgisayardan sandalyeye- onlari iceriyor.
Eveeet, gelelim yapabileceklerimize:
Diyelim ki; ofiste oglen yemegi yeniyor ve muhabbet Van'daki depreme geliyor. Yardim etmek istiyorsunuz ama ne yapacaginizi bilmiyorsunuz, e battaniye yollayinca vicdan da rahatlamiyor. O zaman o yemekte sizinle beraber ne yapacagini bilememekten hic bir sey yapamamis is arkadaslarinizla bir araya gelip Sorumlu Blog sitesine giriyorsunuz.
Orada bahsettigim paketlerin icerikleri ve maliyetleri yaziyor. Hangisini bagislamak istediginize karar verdiginizde Sorumlu Blog'a mail yolluyorsunuz, boylece gercekten fark yaratacak bir yardimin sahibi oluyorsunuz.
Yanlis anlasilma olmasin, bu guzide insanlar yardim falan toplamiyorlar. Yaptiklari tek sey sizi tedarikcileri olan Office 1 Superstore ile sizin aranizda araci olmak. Attiginiz ilk adimdan sonrasi Office1 Superstore ile sizin aranizda.
Paketlerin fiyatlari 3000TL ile 9000 kusur TL arasinda degisiyor. Yardimin buyugu kucugu olmaz gencler yeter ki pintilik yapmayin. Herkes cebine gore bir seyler atsa ortaya emin olun Van'da senlik olur.
Bir guvensizliginiz de olmasin -bu ulkede insan neye kime guvenecegini sasiriyor malum- cunku dedigim gibi; blogger'lar ne para topluyorlar, ne de toplanan yardimlari kendileri goturuyorlar.
Ustelik bir paket icin para toplaninca, tum ihtiyaclar yerine ulasip kuruldugunda resimleri Sorumlu Blog'da yayinlanacak. Yani yaptiginizi gorebileceksiniz, bundan guzel mutluluk kaynagi var mi?!
Projeye destek veren bloglar olarak biz de bir paket bagislayacagiz tabii ki ve emin olun o paket Van'a ulasip da kuruldugunda carsaf carsaf fotograflarini koyacagim buraya.
Haydi toplasin, gurur duyacaginiz bir ise siz de isminizi yazdirin...
29.09.2011
O DISLANAN INSANLARDAN SEN SORUMLUSUN!
Neyse filmin basrolundeki kiz HIV Pozitif ve tedavi gormeyi reddediyor. Bunun da sebebi su; hastanede bile doktorlar kendisiyle ilgilenmek istemiyorlarmis, bundan korkuyorlarmis. Onc
elikle sunu soylemek istiyorum: Yuh ablacim yu
h!!!! Tamam ulke olarak muhtelif konularda onyargili bilgisiz ve denyo olabiliriz ama tedavisini verdigi bir hastaligin doktoru bu kadar da denyo degildir. Burada bir onerme bulundugunun farkindayim ama eminim ki degildir.
Neyse kiz yok yere, kendi salakligindan olup gidiyor. Bu da size temiz bir spoiler oluyor :)
Tam da bu filmi seyrettigim gunlerde her ise nasil kostugunu cidden anlamadigim Styleboom ile konustum. Bana gelistirmekte oldugu bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetti, ismi SORUMLU BLOG. İlk sorumluluklari ise tam da yukarida bahsettigim konuyla HIV ve Aids ile ilgili.

Cidden mukemmel bir proje; filmlerde bile akil almaz seylerin soylendigi bu hastalikla ilgili bir cok bilgiyi barindiriyor. Konuyla ilgili bilgiler verip dogru adreslere yonlendiriyor. Hepsinden onemlisi HIV ile ilgili farkindalik yaratmayi amacliyor.
Simdi tutup da hastaligin nasil bulasip bulasmadigindan ya da insan uzerinde ne gibi etkileri oldugundan bahsetmeyecegim cunku Styleboom ve butun blogger'lar zaten cok guzel bir sekilde bunu yapmis.
Ama sundan bahsedecegim; peryodik olarak devlet hastanesine gitmek zorunda olan biriyim. Gordugum seyleri anlatsam kitap olur. Mesela hala MS'in bir akil hastaligi oldugunu dusunen insanlar var!!!! Boyle bir yerde hic bir kazanc amaci gutmeden, her seyi kendi imkanlariyla yapan bu insanlara kalpten tesekkur ediyorum.
Ve boyle seyler gordugumde bu ulkeye olan inancim artiyor. Her gun insanlarin gulmek icin ya da moda sinema vs ile ilgili bir seyler okumak icin girdikleri bu bloglar bu kadar organize bir sekilde boyle bir ise imza attiklari icin onlarla gurur duyuyorum. Bir cogunu taniyorum ben bu bloggerlarin ve cidden gurur duyuyorum onlarla.
Su gune kadar hic yapilmamis bir seyi yaptilar bu ulkede, HIV gibi bir konuya degindiler oncelikle. Ama degindikleri konudan da ote, bir seylere onem ve deger verdigimizi gosterdiler; saolsunlar...
O yuzden siz de bu bloglari okuyun, destek verin bu projeye, bugun hepsinde bu konudan bahsediliyor. Unutmayalim bilmemek degil ogrenmemek ayip; varsa bir onyarginiz, bir bilmediginiz bilgi alabileceginiz bir cok yer var.
Mesela bu isin membagi: Pozitif Yasam Dernegi , kendilerine buradan da ulasmak sorular sormak mumkun: www.twitter.com/hivleyasam
AAa unutmadan yazayim; bu guzide insanlar bahsettigim farkindaligi sadece yazi yazarak yapmiyorlar tabii ki; bu gunden itibaren Taksim Metrosu yuruyen merdivenler katinda bir sergileri olacak Fotograflar Dilan Bozyel'den, modellik isiyse bloggerlardan. Gidin gorun ogrenin bilmeyenlere anlatin, anlatin ki korkan falan varsa sacmalamayi kessin. Bu hayatta cok bilmekten kimsenin basina bir sey gelmez.
Ayrica Sorumlu Blog sitesinden projeleri, Facebook ve Twitter sayfalarindan kendilerini takip edip bilgi alabilirsiniz. Bence etmelisiniz de, ortada maddi bir cikar falan yok bu isler moral destek olmadan yurumuyor.
HIV pozitif olan, AIDS'e yakalanmis olan da senin benim gibi biri. zaten ben de akil hastasi degilim.
Okuyunuz okutunuz...
3.08.2011
SAPIK MISINIZ CANIM KARDESIM?
Blog'a yazi yazmaya baslamamin hikayesi vardi bir tane. Hani basta cok kastim da sonra da saldim gittim falan filan.
Neyse yazi yazmaya basladigim zamanlar bir de sayac yerlestirdim hatta onu da ayri bir post ile ilan etmistim, okuduysaniz bilirsiniz shhh :)
Sayacin gorevi belli; giren okuyan var mi, ne kadar ezigim gibilerinden sorularima cevap vermek.
O sayacin siteye giren cikanin nerden geldigine ve nereye gittigine dair bilgi verme ozelligi var. Yani birisi kazraa mi girmis, bir linkten mi gelmis yoksa MS ile ilgili bir sey mi ariyormus hepsini gorebilmek mumkun.
Kac zamandir bu ozelligi kullanmamistim, bugun bir bakayim dedim; karsima cikan sonuc asagida:
Neyse yazi yazmaya basladigim zamanlar bir de sayac yerlestirdim hatta onu da ayri bir post ile ilan etmistim, okuduysaniz bilirsiniz shhh :)
Sayacin gorevi belli; giren okuyan var mi, ne kadar ezigim gibilerinden sorularima cevap vermek.
O sayacin siteye giren cikanin nerden geldigine ve nereye gittigine dair bilgi verme ozelligi var. Yani birisi kazraa mi girmis, bir linkten mi gelmis yoksa MS ile ilgili bir sey mi ariyormus hepsini gorebilmek mumkun.
Kac zamandir bu ozelligi kullanmamistim, bugun bir bakayim dedim; karsima cikan sonuc asagida:
Su resimdeki sonuclarin tum sebebi iki tane post:
1) Sex and the City'nin ikinci filmi ile ilgili nacizane yorumlarimi ihtiva eden post.
2) Bir onceki "Kaynim Bana Kaydi" baslikli post. (Su postun ismini bir daha yazarak siteye ulasacak sapik sayisini arttirdigimin farkindayim)
Belirtmek isterim ki; her iki yazinin basligi halvete cagri gibi gorunse de icerik tamamen bu niyetten uzaktir. İsbu belge ile de elimizde yazili kanitimiz olsun.
Resimden anladigimiz uzere; cihandaki Turkler'de bir libido patlamasi var. Lakin bu patlamanin seklinin garipligini farketmemek ne mumkun.
Ilk aramayi yapan ve Gaziantep'te ikamet eden vatandasimizla baslamak isterim:
Manyetik Seks ne lan? Google'a girip bakmaya korkuyorum...
Bir nevi uzay fantezisi ya da ne bileyim -cidden baska hic bir sey gelmiyor aklima- falan mi? Saka degil cidden soruyorum yahu ne ola ki bu manyetik seks???
Gelelim ikinci siradaki Daddy İssues'dan muzdarip hanim kizimiza: Ablacim babandan siddet vesaire gorduysen, cocuklugun kotu gectiyse , kac kurtar kendini. Ha yok baban cidden sana kaydiysa sonuc yine ayni; kac kurtar kendini. Kacip kurtarirken de bir zahmet kotu yol dusme; 80'li yillar cok geride kaldi.
Onun yerine bu daddy issues durumunu lehine cevir, git takil. Erkeklerin en bayildigi kiz olursun valla diyorum; babana verecegine ona buna verirsin.
Ama babayla cinsel iliski fantezisinden ya da iliskinin kendisinden kimseye hayir gelmez haberin olsun. Ne demisler:
"İnsanin basina ne gelirse ya meraktan ya da........"
Gelelim Bulgaristan'daki muhtesem insana; arkadas sapiklarin sahi. Sadece kayinco sever degil ayni zamanda mezarci. Yani kayni ona kayacak ama kayni da yasli olacak. Breh breh breh...
Ben bu tur sapikliklarin erkeklere mahsus oldugunu dusunurdum; tecavuz isi yuzunden. Ama ozur dilerim erkeklerden, gunahinizi almisim.
Saka bir yana bu tip arama sonuclarina cok daha sık rastliyorum. Basta guluyorum ama sonrasinda tedirgin oluyorum.
Evlilik oncesi cinsel iliski yuzunden oldurulen genc kizlar varken bir kenarda, diger tarafta "milli" olarak erkeklige adim atmasi tesvik edilen genc erkekler var.
Cok tutarsiz bir durum; O milli olan cocuk daha sonrasinda gidip de kiminle ne yapsin? Yatirim yapacak parasi yoksa bilgisayarin basina geciyor iste... Kizlarin durumu zaten malum; bir yandan vucudun fizyolojik ihtiyaclarina cevap vermeye calis ama ote yandan namus timsali ol falan of of offfff.
Ha tabi bu gercekler kimsenin kayniyla ya da babasiyla seetmesinin hakli bir sebebi olamaz. Orada sinir ve ruh hastaliklari devreye giriyor.
Yazimi unlu dusunur Cem Yilmaz'dan bir alintiyla bitirmek istiyorum:
Hani biz marjinaldik???!!!
8.07.2011
KAYNIM BANA KAYDI
Burasi gunluk olmaktan cikti, iyice aylik dergi kivamina geldi. Az olsun öz olsun diyelim konuya girelim.
Efendim bendeniz film izleyecisi olmazdan cok once cok sıkı bir televizyon izleyicisiydim. Hala da oyleyimdir; dizi konusunda uzerime az adam tanirim. Gecenlerde de bu benden daha ileride olan bir sahis sayesinde Rome isimli diziyi izledim. 2 sezonluk cok temiz, "straight to the point" dedikleri turden saheste bir HBO olusumu.
Adamlar yapmis, cok basarili bir tarih dizisi cekmis; gerceklere sadik kalmis, tarihin tozlu sayfalari arasinda kaybolup giden bolumler icin de pek guzel farazi ama mantikli hikayeler yazmislar. Ustelik ask, şehvet, ihtiras hepsi bu dizide. Her bunyeye gore serbet mevcut.
Buradan aklima direk su soru geliyor: Gercekten de Almanlar yenilince biz de yenilmis sayildik mi? Ben bu onermeyi kayitsiz sartsiz kabul eden bir neslin urunuyum. "Cidden boyle olmus mudur, bu ne sacmalik yeaa?!" deyisim daha cok taze. Egitim sistemimiz ve tabii ki televizyon algimiz boyle iste; bize ne verilirse ona he deriz, biri aradan farkli bir sey soylemeye kalkarsa da agzinin payini verip yildirmasini cok iyi biliriz.
Televizyondan baska bir mecra daha yok Turkiye'de bu kadar genis bir kitleye ulasabilen. Dolayisiyla ben televizyonun ozellikle bizim ulkemizdeki etkisinin yadsinamayacak kadar onemli oldugunu dusunuyorum. Bu dusunce dogrultusunda da kanallarin daha duyarli sosyal bilinci yuksek isler cikarmasini diliyorum. Tabii ki arada bir kafa dagitacak isler de olsun ama onlarin da bir nitelligi olsun istiyorum. O yuzden de televizyonnun denetlenmesi gerektigine inaniyorum. Bahsettigim denetleme RTUK stayla bir olusum degil tabii ki. Yuzeysel seylere takilmaktan ziyade icerik kontrolu yapilsin.
Ama yapmazlar, televizyon ozgur bir mecradir derler, sonra Turk aile yapisini kullanip iki kisi opustu diye kiyameti koparirlar. O Turk aile yapisi da oyle bir yapidir ki; bir bakmissiniz kayniniz size kaymis. Porno siteleri de kapattilar daha kimler kayacak kimler...
Bakiniz bendeniz tek kanalla buyumus bir insanim, oyle bir kafayla egitildim ki; o tek kanal kapanirken İstiklal Marsi ciktiginda oturdugum koltuktan kalkardim. Komik ama bir o kadar da trajik.
Benim anlamadigim nokta şu; bir ulke insanini egitebilmek icin elinde boyle bir guc var. Ustelik memlekette yayin yapan tek kanalsin, adam gibi bir seyler koy su kanala. Millet adam gibi ogrensin bazi seyleri. Yok, yapmadilar, gittiler onun yerine Anadolu'dan Gorunum'u koydular. Aylarca memleketteki mercimek hasadiyla ilgili programlar izledik.
Sonra ozel kanal devri basladi. Televole adindaki o abuk sabuk program futbol icerikli olmaktan cikip insanlarin ozel hayatina burnunu sokan, -bence- inanilmaz derecede servet dusmanligi pompalayan sacma sapan bir seye donustu. Zaten sonra da ipler koptu. Ozal cocuklarini yasken egittiler, konusmasini bile beceremeyen bir nesil gelistirdiler. Klinik calisma yapilsa bu kadar basarili bir islem yapilamazdi.
Bazilarina fasistce gelse de cidden icerik olarak kontrol yapan bir merci gerektigini dusunuyorum. Ama ben herkesin cocuk sahibi olma hakkina sahip olmamasi gerektigini de dusunuyorum. Sirf biyolojik olarak becerebiliyor diye herkes ana baba olmamali bence. Evlenmeden evvel saglik kontrolune gidiyor ciftler, cocuk icin de bir seyler bulunmali. Memleketteki psikopat artisi bir nebze engellenebilir belki.
Hepsi birbirine bagli aslinda; Behzat Ç soyle okkali bir kufur ederken adamin sesini biplemekle kimsenin ahlaki duzelmiyor ne yazik ki, sadece dizinin icine sicilmis oluyor. Ustelik eminim ki bir cok evdeki cocuk da zaten o kufurleri ezbere biliyor.
Siz o cocugun ana babasina bunun yanlis bir sey oldugunu ogretemediginiz surece 2500 yilina da gelsek o bip seslerinden kurtulamayiz biz.
Her sey bir yana; bu ulkenin insaninin kufrettigini artik benimsesek diyorum. İnsanlarin opustugunu, sevistigini zaten o sekilde cocuk yapildigini, Sultan Suleyman'in hareminin oldugunu ve o haremden istedigiyle takildigini muhtemelen grup da yapmis oldugunu kabullensek her sey cok daha guzel olacak.
Tam olarak ne demek istedigimi cok iyi anlatacagini dusundugum icin asagiya bir video koyuyorum. İzlerken anne babanin anirarak gulmelerine dikkat ediniz lutfen.
Bunun uzerine daha fazla biy soylemek gereksiz... Esen kalin...
Efendim bendeniz film izleyecisi olmazdan cok once cok sıkı bir televizyon izleyicisiydim. Hala da oyleyimdir; dizi konusunda uzerime az adam tanirim. Gecenlerde de bu benden daha ileride olan bir sahis sayesinde Rome isimli diziyi izledim. 2 sezonluk cok temiz, "straight to the point" dedikleri turden saheste bir HBO olusumu.
Adamlar yapmis, cok basarili bir tarih dizisi cekmis; gerceklere sadik kalmis, tarihin tozlu sayfalari arasinda kaybolup giden bolumler icin de pek guzel farazi ama mantikli hikayeler yazmislar. Ustelik ask, şehvet, ihtiras hepsi bu dizide. Her bunyeye gore serbet mevcut.
Buradan aklima direk su soru geliyor: Gercekten de Almanlar yenilince biz de yenilmis sayildik mi? Ben bu onermeyi kayitsiz sartsiz kabul eden bir neslin urunuyum. "Cidden boyle olmus mudur, bu ne sacmalik yeaa?!" deyisim daha cok taze. Egitim sistemimiz ve tabii ki televizyon algimiz boyle iste; bize ne verilirse ona he deriz, biri aradan farkli bir sey soylemeye kalkarsa da agzinin payini verip yildirmasini cok iyi biliriz.
Televizyondan baska bir mecra daha yok Turkiye'de bu kadar genis bir kitleye ulasabilen. Dolayisiyla ben televizyonun ozellikle bizim ulkemizdeki etkisinin yadsinamayacak kadar onemli oldugunu dusunuyorum. Bu dusunce dogrultusunda da kanallarin daha duyarli sosyal bilinci yuksek isler cikarmasini diliyorum. Tabii ki arada bir kafa dagitacak isler de olsun ama onlarin da bir nitelligi olsun istiyorum. O yuzden de televizyonnun denetlenmesi gerektigine inaniyorum. Bahsettigim denetleme RTUK stayla bir olusum degil tabii ki. Yuzeysel seylere takilmaktan ziyade icerik kontrolu yapilsin.
Ama yapmazlar, televizyon ozgur bir mecradir derler, sonra Turk aile yapisini kullanip iki kisi opustu diye kiyameti koparirlar. O Turk aile yapisi da oyle bir yapidir ki; bir bakmissiniz kayniniz size kaymis. Porno siteleri de kapattilar daha kimler kayacak kimler...
Bakiniz bendeniz tek kanalla buyumus bir insanim, oyle bir kafayla egitildim ki; o tek kanal kapanirken İstiklal Marsi ciktiginda oturdugum koltuktan kalkardim. Komik ama bir o kadar da trajik.
Benim anlamadigim nokta şu; bir ulke insanini egitebilmek icin elinde boyle bir guc var. Ustelik memlekette yayin yapan tek kanalsin, adam gibi bir seyler koy su kanala. Millet adam gibi ogrensin bazi seyleri. Yok, yapmadilar, gittiler onun yerine Anadolu'dan Gorunum'u koydular. Aylarca memleketteki mercimek hasadiyla ilgili programlar izledik.
Sonra ozel kanal devri basladi. Televole adindaki o abuk sabuk program futbol icerikli olmaktan cikip insanlarin ozel hayatina burnunu sokan, -bence- inanilmaz derecede servet dusmanligi pompalayan sacma sapan bir seye donustu. Zaten sonra da ipler koptu. Ozal cocuklarini yasken egittiler, konusmasini bile beceremeyen bir nesil gelistirdiler. Klinik calisma yapilsa bu kadar basarili bir islem yapilamazdi.
Bazilarina fasistce gelse de cidden icerik olarak kontrol yapan bir merci gerektigini dusunuyorum. Ama ben herkesin cocuk sahibi olma hakkina sahip olmamasi gerektigini de dusunuyorum. Sirf biyolojik olarak becerebiliyor diye herkes ana baba olmamali bence. Evlenmeden evvel saglik kontrolune gidiyor ciftler, cocuk icin de bir seyler bulunmali. Memleketteki psikopat artisi bir nebze engellenebilir belki.
Hepsi birbirine bagli aslinda; Behzat Ç soyle okkali bir kufur ederken adamin sesini biplemekle kimsenin ahlaki duzelmiyor ne yazik ki, sadece dizinin icine sicilmis oluyor. Ustelik eminim ki bir cok evdeki cocuk da zaten o kufurleri ezbere biliyor.
Siz o cocugun ana babasina bunun yanlis bir sey oldugunu ogretemediginiz surece 2500 yilina da gelsek o bip seslerinden kurtulamayiz biz.
Her sey bir yana; bu ulkenin insaninin kufrettigini artik benimsesek diyorum. İnsanlarin opustugunu, sevistigini zaten o sekilde cocuk yapildigini, Sultan Suleyman'in hareminin oldugunu ve o haremden istedigiyle takildigini muhtemelen grup da yapmis oldugunu kabullensek her sey cok daha guzel olacak.
Tam olarak ne demek istedigimi cok iyi anlatacagini dusundugum icin asagiya bir video koyuyorum. İzlerken anne babanin anirarak gulmelerine dikkat ediniz lutfen.
Bunun uzerine daha fazla biy soylemek gereksiz... Esen kalin...
12.06.2011
POST SECIM SENDROMU
Aylarir yazmamisim. Bloglari kapattilar, actilar ama ben sogudum bir kere. Isinmam icin secim olmasi gerekiyormus.
Gelelim secime; beklenen oldu AKP iktidari kimselere kaptirmadi. Gonullerin mi bilinmez ama sandiklarin sampiyonu, ustelik Hakan Sukur de kadroda, yakinda Fatih Terim de gelirse kadro tam olur. Zaten Fatih'imizin babasi da hunkarimizinki gibi olsaydi o da politilaci olurdu kesin.
Neyse sonuclar icin yazip cizmek baskalarina kalsin ben bambaska bir seyi farkettim bu gece sonuclari izlerken. Kazananlar hep birilerine tesekkur etti: Cesit cesit azinligin ismi zikredildi ama yahudilerden hic bahsedilmedi. Kufurlerin oznesi olmaktan ileriye gidemeyen insanlariz biz Turkiye'de, yok sayiyorlar bizi resmen, aliniyorum. Bizim de haklarimizi savunsun birileri.
"Ne hakki arkadas, sizin tuzunuz kuru!" nidalari yukselmesin. O kadar kolay degil bu ulkede yahudi olmak. Neler gorduk biz neler: Trakya olaylari, 6-7 Eylul olaylari, Varlik vergisi, sinagog bombalamalari... Bunlar sadece kayitlara gecenler. Ben bile su genc sayilabilecek yasimda payima duseni gordum. Ve sunu anladim; bizimkiler gidecegiz edecegiz derler ama cok azi yapar bunu, cunku biz cok seviyoruz bu ulkeyi. En kotu olayi bile anlatirken mutlaka musluman bir vatandasin yaptigi iyilikten bahsediyoruz gururla.
Mesela 6-7 Eylul olaylari anlatilir her bayram yemeginde; Babamlarin evinin kapisina yagmacilarin ellerinde sopalarla dayanmalari ve ev sahibesinin cifteyle gelenleri kovalamasi.
Ya da Kuledibi'ndeki musluman esnafin orada yasayan yahudilerden Ladino ogrenmesi ve yahudi musterilerle Ladino konusmasi...
Galata'ya tasindiktan sonra anladim ki; birileri yahudileri yahudi oldugu icin sevmedigini iddia ediyorsa hayatinda hic yahudi tanimamistir. İnsani ozelliklerini sevmiyorsa diyecegim bir sey yok ama nufus cuzdaninda yahudi yaziyor diye potansiyel siyonist, Israil saksakcisi, zengin vs oldugunu dusunup sevmiyorsa o zaman isler degisir.
Galata'da 50'li yillardan beri oturan insanlar ve burada buyumus dunun cocuklari bugunun buyukleri hos bir tebessumle bakiyorlar bana yahudi oldugumu ogrenince. Aslinda bunu anlamak cok kolay cunku ismim bir garip, telafuzu zor.
Genelde Turklugumden suphe duyuyor insanlar ismimden dolayi. Ama Galata'da; "Kusura bakmayin ama bir sey soracagim, yahudi misiniz?" diye soruyorlar once. Evet cevabini alinca, bir komsularindan, okuldaki bir arkadaslarindan ya da beraber calistiklari birisinden bahsediyorlar. "Keske tekrar eskisi gibi olsa Galata." diyorlar. Bunu manti servisi yapan adamla para odemesi sirasinda, yeni otoparktaki adamla uyelik icin konusurken yasadim gecen iki hafta icinde. Bu bir tesaduf olamaz degil mi?
50 sene oncesinde buralarda yasayan yahudiler ile tesrik-i mesaide bulunmus bu insanlar. Eski İstanbul insanlari diyorum ben onlara, eski İstanbul esnafi da vardir Tahtakale'de. Her ikisi de cok daha kibar olurlar, bir soru sorunca yardimci olamazlarsa mutlaka birilerini tavsiye ederler, digerleri gibi kaziklamaya kalkmazlar, kotu kotu bakip sizi rencide etmeye calismazlar.
O kadar cok sey var ki bu konuda soylemek istedigim dagitiyor, daldan dala ucuyor olabilirim; kusura bakma okuyucu, mazur gor beni. 500 kusur yil once gelip yerlestigimiz bu topraklarda artik bir azinlik olarak bile gorulmuyor olmak kanima dokunuyor.
Adimizin gecmemesi esamemizin okunmamasi uzuyor beni. 21. yuzyilda turklugumuzun sorgulaniyor olmasiysa kalbimi kiriyor.
Annemin buyukbabasi 1.Dunya Savasi'nda savasa katilmis ve bir daha geri donmemis, sonu malum...
Anlayacaginiz kimseden daha az Turk degiliz ama yeri geldiginde Israil'in yanlislari yuzunden dugunumuzu iptal etmek zorunda kaliyoruz, ibadete gitmek istedigimizde korkudan gidemiyoruz. Bunlari yasamak ve yasatmak bu ulkeye yakismiyor.
Birileri raki icip yaninda topik yiyerek memleketi kurtarirken. Ermenilere kufur ettiginde o topigin Ermeni mezesi oldugunu hatirlamak istemiyor, ya da "Ay bu Galata'daki binalar sahane" derken apartman isminin altindaki o bes bin kusurlu sayinin binanin yapilis tarihinin yahudi takvimine gore yazildigini bilmiyor, ogrenmek de istemiyor.
İlkokulda din dersi vardi, ama sadece muslumanlik anlatilirdi, severek de dinlerdim. Sinavda lazim olur diye Suphaneke'yi bile ezberlemistim. Siz hic merak ettiniz mi acaba Pesah nedir diye? Ya da neden yilin bir gunu 26 saat oruc tuttugumuzu, sahi oruc tuttugumuzu biliyor muydunuz?
Ben simdiki kadar kendinden olmayana bu kadar ilgisiz bir Turk halki ne gordum, ne okudum ne de baskalari anlatirken duydum.
Dedigim gibi o kadar cok sey var ki soylemek istedigim girisi gelismeyi sonucu karistirdim ama son olarak sunu soylemek istiyorum; en yakin arkadasim 24 yasinda evlendiginde aglamadim -ki sulugozun tekiyim, gecen hafta Master Chef Semra elendi diye bile agladim- ama alt komsunun gelin kizini almaya gelen arabayi ve etrafindaki kocekleri gorunce cok hosuma gitti ve hungur hungur agladim.
Daha ne diyeyim...
Gelelim secime; beklenen oldu AKP iktidari kimselere kaptirmadi. Gonullerin mi bilinmez ama sandiklarin sampiyonu, ustelik Hakan Sukur de kadroda, yakinda Fatih Terim de gelirse kadro tam olur. Zaten Fatih'imizin babasi da hunkarimizinki gibi olsaydi o da politilaci olurdu kesin.
Neyse sonuclar icin yazip cizmek baskalarina kalsin ben bambaska bir seyi farkettim bu gece sonuclari izlerken. Kazananlar hep birilerine tesekkur etti: Cesit cesit azinligin ismi zikredildi ama yahudilerden hic bahsedilmedi. Kufurlerin oznesi olmaktan ileriye gidemeyen insanlariz biz Turkiye'de, yok sayiyorlar bizi resmen, aliniyorum. Bizim de haklarimizi savunsun birileri.
"Ne hakki arkadas, sizin tuzunuz kuru!" nidalari yukselmesin. O kadar kolay degil bu ulkede yahudi olmak. Neler gorduk biz neler: Trakya olaylari, 6-7 Eylul olaylari, Varlik vergisi, sinagog bombalamalari... Bunlar sadece kayitlara gecenler. Ben bile su genc sayilabilecek yasimda payima duseni gordum. Ve sunu anladim; bizimkiler gidecegiz edecegiz derler ama cok azi yapar bunu, cunku biz cok seviyoruz bu ulkeyi. En kotu olayi bile anlatirken mutlaka musluman bir vatandasin yaptigi iyilikten bahsediyoruz gururla.
Mesela 6-7 Eylul olaylari anlatilir her bayram yemeginde; Babamlarin evinin kapisina yagmacilarin ellerinde sopalarla dayanmalari ve ev sahibesinin cifteyle gelenleri kovalamasi.
Ya da Kuledibi'ndeki musluman esnafin orada yasayan yahudilerden Ladino ogrenmesi ve yahudi musterilerle Ladino konusmasi...
Galata'ya tasindiktan sonra anladim ki; birileri yahudileri yahudi oldugu icin sevmedigini iddia ediyorsa hayatinda hic yahudi tanimamistir. İnsani ozelliklerini sevmiyorsa diyecegim bir sey yok ama nufus cuzdaninda yahudi yaziyor diye potansiyel siyonist, Israil saksakcisi, zengin vs oldugunu dusunup sevmiyorsa o zaman isler degisir.
Galata'da 50'li yillardan beri oturan insanlar ve burada buyumus dunun cocuklari bugunun buyukleri hos bir tebessumle bakiyorlar bana yahudi oldugumu ogrenince. Aslinda bunu anlamak cok kolay cunku ismim bir garip, telafuzu zor.
Genelde Turklugumden suphe duyuyor insanlar ismimden dolayi. Ama Galata'da; "Kusura bakmayin ama bir sey soracagim, yahudi misiniz?" diye soruyorlar once. Evet cevabini alinca, bir komsularindan, okuldaki bir arkadaslarindan ya da beraber calistiklari birisinden bahsediyorlar. "Keske tekrar eskisi gibi olsa Galata." diyorlar. Bunu manti servisi yapan adamla para odemesi sirasinda, yeni otoparktaki adamla uyelik icin konusurken yasadim gecen iki hafta icinde. Bu bir tesaduf olamaz degil mi?
50 sene oncesinde buralarda yasayan yahudiler ile tesrik-i mesaide bulunmus bu insanlar. Eski İstanbul insanlari diyorum ben onlara, eski İstanbul esnafi da vardir Tahtakale'de. Her ikisi de cok daha kibar olurlar, bir soru sorunca yardimci olamazlarsa mutlaka birilerini tavsiye ederler, digerleri gibi kaziklamaya kalkmazlar, kotu kotu bakip sizi rencide etmeye calismazlar.
O kadar cok sey var ki bu konuda soylemek istedigim dagitiyor, daldan dala ucuyor olabilirim; kusura bakma okuyucu, mazur gor beni. 500 kusur yil once gelip yerlestigimiz bu topraklarda artik bir azinlik olarak bile gorulmuyor olmak kanima dokunuyor.
Adimizin gecmemesi esamemizin okunmamasi uzuyor beni. 21. yuzyilda turklugumuzun sorgulaniyor olmasiysa kalbimi kiriyor.
Annemin buyukbabasi 1.Dunya Savasi'nda savasa katilmis ve bir daha geri donmemis, sonu malum...
Anlayacaginiz kimseden daha az Turk degiliz ama yeri geldiginde Israil'in yanlislari yuzunden dugunumuzu iptal etmek zorunda kaliyoruz, ibadete gitmek istedigimizde korkudan gidemiyoruz. Bunlari yasamak ve yasatmak bu ulkeye yakismiyor.
Birileri raki icip yaninda topik yiyerek memleketi kurtarirken. Ermenilere kufur ettiginde o topigin Ermeni mezesi oldugunu hatirlamak istemiyor, ya da "Ay bu Galata'daki binalar sahane" derken apartman isminin altindaki o bes bin kusurlu sayinin binanin yapilis tarihinin yahudi takvimine gore yazildigini bilmiyor, ogrenmek de istemiyor.
İlkokulda din dersi vardi, ama sadece muslumanlik anlatilirdi, severek de dinlerdim. Sinavda lazim olur diye Suphaneke'yi bile ezberlemistim. Siz hic merak ettiniz mi acaba Pesah nedir diye? Ya da neden yilin bir gunu 26 saat oruc tuttugumuzu, sahi oruc tuttugumuzu biliyor muydunuz?
Ben simdiki kadar kendinden olmayana bu kadar ilgisiz bir Turk halki ne gordum, ne okudum ne de baskalari anlatirken duydum.
Dedigim gibi o kadar cok sey var ki soylemek istedigim girisi gelismeyi sonucu karistirdim ama son olarak sunu soylemek istiyorum; en yakin arkadasim 24 yasinda evlendiginde aglamadim -ki sulugozun tekiyim, gecen hafta Master Chef Semra elendi diye bile agladim- ama alt komsunun gelin kizini almaya gelen arabayi ve etrafindaki kocekleri gorunce cok hosuma gitti ve hungur hungur agladim.
Daha ne diyeyim...
6.01.2011
Sultan Sülüman
Dun aksam ilk bolumu yayinlandi Muhtesem Yuzyil'in; iki laf etmezsem orta yerimden catlardim, basliyorum:
Cok para harcanmis, cok ozenilmis bir is oncelikle; dekorlar ve kostumlerden anlasiliyor. Dizinin yonetmenleri sinema filmlerinden tanidigimiz Taylan Biraderler. Cok batili bir yaklasim sergilemis arkadaslar; malumunuz su aralar Amerika'da diziler unlu yonetmenlerle cekiliyor, film kadar cok para harcaniyor. Yalniz Taylan Biraderler ile ilgili tek fikrim Vavien sayesinde gelisti, o da pek hos degil. Filmi begenmeyen yegane ikilinin bir diger uyesi de sinefil Burcucum'du zaten, onun disinda tum Turkiye bayildi ne hikmetse.
Neyse, simdi bu Muhtesem Yuzyil dizisinin buyuk bir onemi var aslinda; tarihi bu kadar zengin olup da bundan bir turlu adam gibi hikaye cikaramayan bir milletiz nedense. Daha sonraki islere yol acmis oldugu icin oncelikle mil mersi.
Ammaaaa Topkapi Sarayi'nda gecen gece sahnelerinde etrafta mumlar yanarken iceriyi gunes dogmus gibi aydinlatirsaniz bu is patlar biraderler.
Ayrica Sultan Suleyman ve tum Osmanli surekasina ari Turkce konusturmanin anlami nedir? Bana kalsa harbi Osmanlica konusmalarini ve alt yazi olmasini isterdim, ama aza da kanaat ederim. Her cumlenin icine bir kac eski Turkce kelime atsaniz olmaz miydi? Yani siz Roma'li adamlari, Kirimli kadinlari ana dillerinde konusturmasini biliyorsunuz da neden bizimkileri gecen yil yazilmis bir romandan alinti yapar gibi konusturuyorsunuz cidden anlamiyorum.
Zaten Sultan Süleyman'in pis sakal birakmis olmasini da hic anlamiyorum. Padisah eglendirme sahnesinde muzik yapan kizlarin ellerinde tuttuklari enstrumanlarla calan muzigin hic bir alakasinin olmamasiniysa hazmedemiyorum.
Ayrica biri lutfen su oyunculara sesli cekim zorunlulugu getirsin, daha hala suflorle is mi yapilir?? Anam tum isiniz bu, cuvalla para aliyorsunuz, helali hos olsun da ezberleyin beee...
Tum bunlari neden yazdigima gelince; "Amaaaan bosver kimse farketmez." diyerek es gecilen bu detaylar isin inandiriciligini baltaliyor ne yazik ki.
Soyle bir sey daha var; tonla para dokulmus, o kadar emek harcanmis bir isi boyle aptalca seyler yuzunden asil siz harciyorsunuz. Benimkisi sadece fikirlerin dile gelmesinden ibaret...
Dun gece o diziyi izledikten sonra bugun methiyeler duzuyor olmak isterdim; vay b e en ince detayina kadar dusunmus adamlar, bravo deyip kiskancliktan gebermek isterdim.
Tek umidim; aga dizileri gibi bunun da furyasi olursa eger her yeni ornegin bir oncekinden daha iyi olmasi...
KISSADAN HISSE
Yıl olmus 2011, hala ikinci dunya savasi hikayeleri getiriliyor onumuze. Ikinci dunya savasi dedigin topu topu bes sene yahu. Osmanli yuzyillarca surdurmus varligini, milyonlarca hikaye cikar. Ama cikamiyor, neden?
Cunku butun islerimizi batiya ozenerek yapar beceremeyiz, sonra da olur olmaz seylerde yok yere batiyi boklariz. Yerel degerleri bati mukemmeliyetciligiyle birlestirmeyi ogrenemedik gitti. Ancak artik icimize islemis ve is bitiricilik sandigimiz Turk isi kolaya kacma huyumuzdan vazgecersek adam gibi isler cikar..
Cok para harcanmis, cok ozenilmis bir is oncelikle; dekorlar ve kostumlerden anlasiliyor. Dizinin yonetmenleri sinema filmlerinden tanidigimiz Taylan Biraderler. Cok batili bir yaklasim sergilemis arkadaslar; malumunuz su aralar Amerika'da diziler unlu yonetmenlerle cekiliyor, film kadar cok para harcaniyor. Yalniz Taylan Biraderler ile ilgili tek fikrim Vavien sayesinde gelisti, o da pek hos degil. Filmi begenmeyen yegane ikilinin bir diger uyesi de sinefil Burcucum'du zaten, onun disinda tum Turkiye bayildi ne hikmetse.
Neyse, simdi bu Muhtesem Yuzyil dizisinin buyuk bir onemi var aslinda; tarihi bu kadar zengin olup da bundan bir turlu adam gibi hikaye cikaramayan bir milletiz nedense. Daha sonraki islere yol acmis oldugu icin oncelikle mil mersi.
Ammaaaa Topkapi Sarayi'nda gecen gece sahnelerinde etrafta mumlar yanarken iceriyi gunes dogmus gibi aydinlatirsaniz bu is patlar biraderler.
Ayrica Sultan Suleyman ve tum Osmanli surekasina ari Turkce konusturmanin anlami nedir? Bana kalsa harbi Osmanlica konusmalarini ve alt yazi olmasini isterdim, ama aza da kanaat ederim. Her cumlenin icine bir kac eski Turkce kelime atsaniz olmaz miydi? Yani siz Roma'li adamlari, Kirimli kadinlari ana dillerinde konusturmasini biliyorsunuz da neden bizimkileri gecen yil yazilmis bir romandan alinti yapar gibi konusturuyorsunuz cidden anlamiyorum.
Zaten Sultan Süleyman'in pis sakal birakmis olmasini da hic anlamiyorum. Padisah eglendirme sahnesinde muzik yapan kizlarin ellerinde tuttuklari enstrumanlarla calan muzigin hic bir alakasinin olmamasiniysa hazmedemiyorum.
Ayrica biri lutfen su oyunculara sesli cekim zorunlulugu getirsin, daha hala suflorle is mi yapilir?? Anam tum isiniz bu, cuvalla para aliyorsunuz, helali hos olsun da ezberleyin beee...
Tum bunlari neden yazdigima gelince; "Amaaaan bosver kimse farketmez." diyerek es gecilen bu detaylar isin inandiriciligini baltaliyor ne yazik ki.
Soyle bir sey daha var; tonla para dokulmus, o kadar emek harcanmis bir isi boyle aptalca seyler yuzunden asil siz harciyorsunuz. Benimkisi sadece fikirlerin dile gelmesinden ibaret...
Dun gece o diziyi izledikten sonra bugun methiyeler duzuyor olmak isterdim; vay b e en ince detayina kadar dusunmus adamlar, bravo deyip kiskancliktan gebermek isterdim.
Tek umidim; aga dizileri gibi bunun da furyasi olursa eger her yeni ornegin bir oncekinden daha iyi olmasi...
KISSADAN HISSE
Yıl olmus 2011, hala ikinci dunya savasi hikayeleri getiriliyor onumuze. Ikinci dunya savasi dedigin topu topu bes sene yahu. Osmanli yuzyillarca surdurmus varligini, milyonlarca hikaye cikar. Ama cikamiyor, neden?
Cunku butun islerimizi batiya ozenerek yapar beceremeyiz, sonra da olur olmaz seylerde yok yere batiyi boklariz. Yerel degerleri bati mukemmeliyetciligiyle birlestirmeyi ogrenemedik gitti. Ancak artik icimize islemis ve is bitiricilik sandigimiz Turk isi kolaya kacma huyumuzdan vazgecersek adam gibi isler cikar..
21.12.2010
80'LERDEN...
Hep politika, hep sıkıci konular olmaz bugun gunesli havayla bearber eglenesim, dertleri unutasim var.
Bunun icin 80'ler Turk sinemasindan daha guzel bi konu bulamiyorum acikcasi.
Turk sinemasi gunumuzde iyi bir yere geldi, bunu goz ardi etmek olmaz. Her cesit film yapilmaya baslandi. Ciddi iyi produksiyonlardan, bakkal diye tabir ettigimiz kotu filmlere kadar.
Ama konu 80'ler sinemasi oldu mu, olay bambaska bir boyuta geciyor. Bahsettigim filmlerin cogu 80'li yillarin ortalarindan sonlarina dogru cekilmis, fabrikasyon isler.Tabii ki cok guzel ve akl-i selim isler de var.
Ama Iffet ve benzeri filmlerden soz etmek gerekirse farz-i misal; konulari ne kadar basit ve olagan olursa olsun, cok carpik sahneler ihtiva ediyor bu filmler. Kimisi de tamamen absurt, neden orada oldugu kesinkle belli olmayan sahnelerle bezenmis oluyor.
Iki tane ornek sectim bu konuyla ilgili. Ilk videomuzda Hakan Balamir ve dillere destan "Bu Ikiliye Dikkat"in basrollerinden birinin sahibesi Serpil Cakmakli var.
Izleyelim
Bir arkadasimin gostermesiyle tanistigim bu muhtesem sahne hangi filme ait, adi nedir, yonetmeni kimdir bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum. Tek bilmek istedigim nasil bir halet-i ruhiye ile cekilmis oldugu. Esprinin sinifi oldukca dusuk evet, ama insan kendini gulmekten alamiyor. Oyuncular nasil gulmemisler bilinmez ama takdire sayan. Zira bu kadar absurt bir sahnede bu ciddiyet kanimca imkansiz.
Sahsen filmi izlemedim ama izleseydim de bu mohtesem sahnenin konuya bir sey kattigini sanmiyorum. Gerci oyle bir kaygi oldugunu da hic sanmiyorum ama neyse...
Gelelim ikinci videomuza; yillarin eskitemedigi Fahrettin Curekli Batur a.k.a. Cuneyt Arkin ve ismini hatirlayamadigim tombik abla atesli bir sahneyi canlandiriyorlar.
Izeleyelim
Nefret/uzuntu/sinir gibi duygularin seksle bir arada kullanildigi Amerikan filmi sahneleri cok izlemisizdir. Ama gavur yonetmenler bu isleri o kadar guzel becerirler ki "Ah be!" dedirtir izleyiciye, "Cidden var boyle bir sey"...
Peki ya bu sahne? Bu sahne ne?
Oncelikle oyunculari yine alkislamak istiyorum cunku gulme emaresi gostermiyorlar, ciddiyet full taym baki.
Hanim ablanin bir anda jonumuzu bir anda tokat manyagi yapmasi? Jonumuzun istifini hic bozmadan ayni sekilde karsilik verisi???
Sahne sonunda Fahrettin Bey'in sarfettigi cumle de muhtesem.
Be adam iki dakikadir bir kadinla karsilikli tokatlasiyorsunuz tek derdin isirilmis dudagin midir? Kadin ustunde paltoyla orgazm oldu, biraz daha devam etseniz hamile kalacakti yahu!
Nasil kafalar bunlar? Set oncesi nasil bir alemden gelmisler? Dunyayi Kurtaran Adam'in kult olmasina cok da sasirmamak gerek ama ona bu kadar prim veriliyorsa eger bu filmler de hakettigi ilgiyi gormeli bence. Lakin yabanci bir insanin su gordugunu anlamsi sanirim cok da kolay olmaz hatta imkansiz olur.
Seviyorum bu ulkeyi; bazen cok uzuyor ama sonra bir arkadasiniz boyel bir video yolluyor ve tum gununuz senleniyor.
Ahh gitti alt dudak...
Bunun icin 80'ler Turk sinemasindan daha guzel bi konu bulamiyorum acikcasi.
Turk sinemasi gunumuzde iyi bir yere geldi, bunu goz ardi etmek olmaz. Her cesit film yapilmaya baslandi. Ciddi iyi produksiyonlardan, bakkal diye tabir ettigimiz kotu filmlere kadar.
Ama konu 80'ler sinemasi oldu mu, olay bambaska bir boyuta geciyor. Bahsettigim filmlerin cogu 80'li yillarin ortalarindan sonlarina dogru cekilmis, fabrikasyon isler.Tabii ki cok guzel ve akl-i selim isler de var.
Ama Iffet ve benzeri filmlerden soz etmek gerekirse farz-i misal; konulari ne kadar basit ve olagan olursa olsun, cok carpik sahneler ihtiva ediyor bu filmler. Kimisi de tamamen absurt, neden orada oldugu kesinkle belli olmayan sahnelerle bezenmis oluyor.
Iki tane ornek sectim bu konuyla ilgili. Ilk videomuzda Hakan Balamir ve dillere destan "Bu Ikiliye Dikkat"in basrollerinden birinin sahibesi Serpil Cakmakli var.
Izleyelim
Bir arkadasimin gostermesiyle tanistigim bu muhtesem sahne hangi filme ait, adi nedir, yonetmeni kimdir bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum. Tek bilmek istedigim nasil bir halet-i ruhiye ile cekilmis oldugu. Esprinin sinifi oldukca dusuk evet, ama insan kendini gulmekten alamiyor. Oyuncular nasil gulmemisler bilinmez ama takdire sayan. Zira bu kadar absurt bir sahnede bu ciddiyet kanimca imkansiz.
Sahsen filmi izlemedim ama izleseydim de bu mohtesem sahnenin konuya bir sey kattigini sanmiyorum. Gerci oyle bir kaygi oldugunu da hic sanmiyorum ama neyse...
Gelelim ikinci videomuza; yillarin eskitemedigi Fahrettin Curekli Batur a.k.a. Cuneyt Arkin ve ismini hatirlayamadigim tombik abla atesli bir sahneyi canlandiriyorlar.
Izeleyelim
Nefret/uzuntu/sinir gibi duygularin seksle bir arada kullanildigi Amerikan filmi sahneleri cok izlemisizdir. Ama gavur yonetmenler bu isleri o kadar guzel becerirler ki "Ah be!" dedirtir izleyiciye, "Cidden var boyle bir sey"...
Peki ya bu sahne? Bu sahne ne?
Oncelikle oyunculari yine alkislamak istiyorum cunku gulme emaresi gostermiyorlar, ciddiyet full taym baki.
Hanim ablanin bir anda jonumuzu bir anda tokat manyagi yapmasi? Jonumuzun istifini hic bozmadan ayni sekilde karsilik verisi???
Sahne sonunda Fahrettin Bey'in sarfettigi cumle de muhtesem.
Be adam iki dakikadir bir kadinla karsilikli tokatlasiyorsunuz tek derdin isirilmis dudagin midir? Kadin ustunde paltoyla orgazm oldu, biraz daha devam etseniz hamile kalacakti yahu!
Nasil kafalar bunlar? Set oncesi nasil bir alemden gelmisler? Dunyayi Kurtaran Adam'in kult olmasina cok da sasirmamak gerek ama ona bu kadar prim veriliyorsa eger bu filmler de hakettigi ilgiyi gormeli bence. Lakin yabanci bir insanin su gordugunu anlamsi sanirim cok da kolay olmaz hatta imkansiz olur.
Seviyorum bu ulkeyi; bazen cok uzuyor ama sonra bir arkadasiniz boyel bir video yolluyor ve tum gununuz senleniyor.
Ahh gitti alt dudak...
19.12.2010
ASIMILASYON
500 kusur yil once engizisyon mahkemelerinin verdigi kararla Ispanya'dan kovulan yahudiler Avrupa'da avare avare dolasirken Osmanli Imparatorlugu'na sigindilar. Saolsun Osmanli onlari geri cevirmedi ve Turk yahudiligi bu sekilde baslamis oldu.
Bu yahudilere Sefarad ismi verilir. O donemde anadili Ispanyolca olarak bu topraklara yerlesen bu insanlar zaman icinde konstuklari dili Turkce'yle birlikte kullanmaya baslayarak Ladino isminde bir dil olusturdular.
Ladino sadece Turkiye topraklarinda var olan dunyanin baska hic bir ulkesinde duyamayacaginiz bir dil.
Adnan Menderes zamaninda, Cumhuhriyetin kurulus donemlerinde ortaya cikmis bir kampanya diriltildi: Vatandas Turkce Konus. Ilkinden farkli olarak Menderes donemindeki kampanya irkci bir nitelik tasiyordu, malum 6-7 eylul olaylari, Varlik Vergisi faciasi donemleri...
Babamin o doneme ait anlattigi bir hikaye vardir;
Ailece carsiya pazara cikildiginda aile arasinda herkes Ladino konusurmus, ama is alisverise geldiginde kaymis aksanli bir Turkce devreye girermis. Bu Vatandas Turkce Konus kampanyasi tekrar baslatildiginda ise buyukbabam ve buyukannem sokakta Ladino konusmaya korkar olmuslar ve Ladino sadece evde konusulan bir dil olmus yani aliskanlik ufak ufak yitirilmeye baslamis.
Simdiki durum nedir diye bakmak gerekirse eger; ben Ladino'yu sadece anlayabiliyorum ama is konusmaya geldi mi ancak tirt diye bir ses cikarabilirim.
Bu da demek oluyor ki ben ve yasitlarimdan sonraki nesil icin Ladino aramizda espri yaparken duyduklari yabanci bir kelime olacak, bir sonraki nesil icin ise sadece bir efsane...
Cuma gunu Kurtce'nin bazi dogu sehirlerinde tabelalarda kullanildigi gosteriliyordu haberlerde. Kimi kesimler icin cok tehditkar bir durum bu. Isin icinde Kurt kelimesi gecince bu kaygilari anlamak cok da zor degil aslinda. Yillarca terorle ugrasmis bir milletiz ne de olsa. Gerci bir turlu barisamamis olmamiz da soru isaretlerine cok gebe bir durum kanimca gelin gorun ki o islere kimin kafasi tam basar bilmek namumkun. Ne de olsa asil bizans oyunlari icimizde, disardan gelenler hava civa.
Diyecegim odur ki; bir dili yoketmeye calisarak ya da simdiki durumda oldugu gibi ondan korkarak bir yere varamayiz. Insanlar boyle kazanilmiyor ne yazik ki. Bunu ben ve etrafimdaki bir cok insan bu gencecik yasimizda anladik ama devlet buyuklerimiz, askerimiz bir turlu anlayamadi. Bir tabelaya o sehrin vatandasinin isi daha kolay halledilsin diye anadillerinde bir seyler yaziliyorsa bu devleti kesinlikle bolmez, aksine o insanlarin devlete olan inancini pekistirir.
Turkiye Cumhuriyeti'nin kendilerini sahiplendigini hisseder bu insanlar
Tabii ki resmi evrak islerinde , devlet daireleri ve bunu gibi kamusal alanlarda Turkce zorunlulugu olsun. Ama adam gibi Turkce ogretemedigin insanlara da zorla Turkce konus dersen o is ters teper.
Bazen bu kadar basit isler neden boyle cigrindan cikiyor anlayamiyorum. Ben mi cok naifim acaba..?
Bu yahudilere Sefarad ismi verilir. O donemde anadili Ispanyolca olarak bu topraklara yerlesen bu insanlar zaman icinde konstuklari dili Turkce'yle birlikte kullanmaya baslayarak Ladino isminde bir dil olusturdular.
Ladino sadece Turkiye topraklarinda var olan dunyanin baska hic bir ulkesinde duyamayacaginiz bir dil.
Adnan Menderes zamaninda, Cumhuhriyetin kurulus donemlerinde ortaya cikmis bir kampanya diriltildi: Vatandas Turkce Konus. Ilkinden farkli olarak Menderes donemindeki kampanya irkci bir nitelik tasiyordu, malum 6-7 eylul olaylari, Varlik Vergisi faciasi donemleri...
Babamin o doneme ait anlattigi bir hikaye vardir;
Ailece carsiya pazara cikildiginda aile arasinda herkes Ladino konusurmus, ama is alisverise geldiginde kaymis aksanli bir Turkce devreye girermis. Bu Vatandas Turkce Konus kampanyasi tekrar baslatildiginda ise buyukbabam ve buyukannem sokakta Ladino konusmaya korkar olmuslar ve Ladino sadece evde konusulan bir dil olmus yani aliskanlik ufak ufak yitirilmeye baslamis.
Simdiki durum nedir diye bakmak gerekirse eger; ben Ladino'yu sadece anlayabiliyorum ama is konusmaya geldi mi ancak tirt diye bir ses cikarabilirim.
Bu da demek oluyor ki ben ve yasitlarimdan sonraki nesil icin Ladino aramizda espri yaparken duyduklari yabanci bir kelime olacak, bir sonraki nesil icin ise sadece bir efsane...
Cuma gunu Kurtce'nin bazi dogu sehirlerinde tabelalarda kullanildigi gosteriliyordu haberlerde. Kimi kesimler icin cok tehditkar bir durum bu. Isin icinde Kurt kelimesi gecince bu kaygilari anlamak cok da zor degil aslinda. Yillarca terorle ugrasmis bir milletiz ne de olsa. Gerci bir turlu barisamamis olmamiz da soru isaretlerine cok gebe bir durum kanimca gelin gorun ki o islere kimin kafasi tam basar bilmek namumkun. Ne de olsa asil bizans oyunlari icimizde, disardan gelenler hava civa.
Diyecegim odur ki; bir dili yoketmeye calisarak ya da simdiki durumda oldugu gibi ondan korkarak bir yere varamayiz. Insanlar boyle kazanilmiyor ne yazik ki. Bunu ben ve etrafimdaki bir cok insan bu gencecik yasimizda anladik ama devlet buyuklerimiz, askerimiz bir turlu anlayamadi. Bir tabelaya o sehrin vatandasinin isi daha kolay halledilsin diye anadillerinde bir seyler yaziliyorsa bu devleti kesinlikle bolmez, aksine o insanlarin devlete olan inancini pekistirir.
Turkiye Cumhuriyeti'nin kendilerini sahiplendigini hisseder bu insanlar
Tabii ki resmi evrak islerinde , devlet daireleri ve bunu gibi kamusal alanlarda Turkce zorunlulugu olsun. Ama adam gibi Turkce ogretemedigin insanlara da zorla Turkce konus dersen o is ters teper.
Bazen bu kadar basit isler neden boyle cigrindan cikiyor anlayamiyorum. Ben mi cok naifim acaba..?
7.12.2010
SIZOFREN RUH HALLERI
Bu memlekette bir seyler yaptigini iddia etmek o ise sahip olmak icin yeterli olabiliyor sansli bir kesim icin . Artik o sans ayaga mi geliyor, yaratiliyor mu bilemem.
Mikroskobun altina atom koyup kurcaliyormus gibi yapsam o atom parcalanir mi?
Bu "mis gibi yapmak" durumu beni bilim insani yapar mi?
Oyle olduguma inanirsam ayni zamanda sizofren de olurum bence.
Ayse Arman da bir cins sizofren iste; osuruk osuruk tespitleriyle efendime soyleyeyim ipe sapa gelmez sosyolojik arastirmalariyla kosesinde ahkam kesiyor sonra da kendisine yazar diyor...
Son sosyolojik arastirmasi; sisman insanlarmis. Tombik tombik giyinecekmis sonra da dolanacakmis.
Hangi akla hizmet ablacim? Onu da gectim bu muhtesem arastirmanin sonucunda ne olacak? Tez mi yazacaksin? Sayilarla bilgi mi vereceksin bize? Sismanlar soyle dertlerden muzdarip boyle saglik sorunlari mi var diyeceksin? Vakt-i zamaninda da once kapanmistin, sonra da kicin basin acik Fatih'te dolanmistin. Ulan Istanbul'luyum soyle muhtesem bir insanim diye geciniyorsun hayatinda Fatih'e gitmedin mi, anlamiyorum ki?!
Cidden anlamiyorum bu insanlar nasil bu yerlere geliyor? Su kicikirik blogda bile daha dise dokunur seylerden bahsediyorum ben ya!
Yine blog yoluyla hem komik hem de akl-i, selim konulara deginen kac tane kadin taniyorum. Hepsi de Ayse Arman'i katlar. Onlardan birini koysalar su kadinin yerine medyaya olan saygim tavan yapar.
Ayse Arman'dan iyi olmasin baska ilginc bir kisilik ise; Devlet Bahceli.
Bu adamin matematigi ele alis stili beni korkutuyor.
Onumuzdeki secimlerde MHP'nin iktidar olabilmesi icin izlenmesi gereken yolu aciklamis.
Dehaya gel; 5 tane ilkokul arkadasi, 5 tane ortaokul arkadasi, 5 tane askerlik arkadasi, 5 tane es dost ve 4 tane de yoldan gecen insan bulacakmisiz. Onlari MHP'ye oy vermeye ikna edecekmisiz.
Devlet Bey'in devlet baba olabilmesi icin buldugu formul bu.
Peki ilkokul, ortaokul arkadaslarimizi nasil bulacagiz sayin baskan; Facebook'tan mi? Kapandi kapanacak diye yuregimiz agzimizda geziyoruz. Yarin sabah kalkip da o yesil sayfayi karsimizda gorursek sasirmayiz o derece. 10 kisi kafadan gitti.
Bir de kadin secmenler ne olacak; askerlik arkadasimiz yok? . Bizim oyumuzu istemiyor ya da biz 20 kisi toparlasak kendisi icin yeterli.
Gerci o kisim biraz muglak, kadin secmen konusunda bir aciklama yapmadi, kimse de;
"Baskanim kadinlar askere gitmiyor, onlar ne yapsin?" diye sormadi, direkt alkislamaya basladilar.
Biz askerlik yerine, milletin altin gunlerini bassak mesela? Gobek atarken propaganda yapsak, oy verene ceyreginden altin vaad etsek?
Icraatla gelin bize ne olursunuz ya? Propaganda yapin, secmen yoplayin diyorsunuz. Nasil ikna edilecek bu insanlar anlamiyorum ki? Sanki her sey sut liman, vaatler girla, sira oy toplamaya geldi. Butun parti baskanlari bir araya gelseniz dogru duzgun iki cumle kuramiyorsunuz, varsa yoksa cemkirmek, mahallenin koca karilari gibi birbirinizin arkasindan konusmak.
Secime bir sey kalmadi, vallahi icim daraliyor, kime oy verecegimi bilmiyorum. Illa birilerine verecegiz de ona da digerlerinden daha az kotu diye verecegiz, hale bak! Boyle siyaset boyle demokrasi mi olur? Ben de butun gun soylenip kendi kendime cemkiriyorum, politikaci mi oldun yani?
Aha istedim oldu!
Mimarim ben, yarin sanatci(!) da olabilirim. Aksama defterdarim, oglene vergi memuru.
Kusluk vaktinde bir bakkal, ikindi de muezzin...
Mikroskobun altina atom koyup kurcaliyormus gibi yapsam o atom parcalanir mi?
Bu "mis gibi yapmak" durumu beni bilim insani yapar mi?
Oyle olduguma inanirsam ayni zamanda sizofren de olurum bence.
Ayse Arman da bir cins sizofren iste; osuruk osuruk tespitleriyle efendime soyleyeyim ipe sapa gelmez sosyolojik arastirmalariyla kosesinde ahkam kesiyor sonra da kendisine yazar diyor...
Son sosyolojik arastirmasi; sisman insanlarmis. Tombik tombik giyinecekmis sonra da dolanacakmis.
Hangi akla hizmet ablacim? Onu da gectim bu muhtesem arastirmanin sonucunda ne olacak? Tez mi yazacaksin? Sayilarla bilgi mi vereceksin bize? Sismanlar soyle dertlerden muzdarip boyle saglik sorunlari mi var diyeceksin? Vakt-i zamaninda da once kapanmistin, sonra da kicin basin acik Fatih'te dolanmistin. Ulan Istanbul'luyum soyle muhtesem bir insanim diye geciniyorsun hayatinda Fatih'e gitmedin mi, anlamiyorum ki?!
Cidden anlamiyorum bu insanlar nasil bu yerlere geliyor? Su kicikirik blogda bile daha dise dokunur seylerden bahsediyorum ben ya!
Yine blog yoluyla hem komik hem de akl-i, selim konulara deginen kac tane kadin taniyorum. Hepsi de Ayse Arman'i katlar. Onlardan birini koysalar su kadinin yerine medyaya olan saygim tavan yapar.
Ayse Arman'dan iyi olmasin baska ilginc bir kisilik ise; Devlet Bahceli.
Bu adamin matematigi ele alis stili beni korkutuyor.
Onumuzdeki secimlerde MHP'nin iktidar olabilmesi icin izlenmesi gereken yolu aciklamis.
Dehaya gel; 5 tane ilkokul arkadasi, 5 tane ortaokul arkadasi, 5 tane askerlik arkadasi, 5 tane es dost ve 4 tane de yoldan gecen insan bulacakmisiz. Onlari MHP'ye oy vermeye ikna edecekmisiz.
Devlet Bey'in devlet baba olabilmesi icin buldugu formul bu.
Peki ilkokul, ortaokul arkadaslarimizi nasil bulacagiz sayin baskan; Facebook'tan mi? Kapandi kapanacak diye yuregimiz agzimizda geziyoruz. Yarin sabah kalkip da o yesil sayfayi karsimizda gorursek sasirmayiz o derece. 10 kisi kafadan gitti.
Bir de kadin secmenler ne olacak; askerlik arkadasimiz yok? . Bizim oyumuzu istemiyor ya da biz 20 kisi toparlasak kendisi icin yeterli.
Gerci o kisim biraz muglak, kadin secmen konusunda bir aciklama yapmadi, kimse de;
"Baskanim kadinlar askere gitmiyor, onlar ne yapsin?" diye sormadi, direkt alkislamaya basladilar.
Biz askerlik yerine, milletin altin gunlerini bassak mesela? Gobek atarken propaganda yapsak, oy verene ceyreginden altin vaad etsek?
Icraatla gelin bize ne olursunuz ya? Propaganda yapin, secmen yoplayin diyorsunuz. Nasil ikna edilecek bu insanlar anlamiyorum ki? Sanki her sey sut liman, vaatler girla, sira oy toplamaya geldi. Butun parti baskanlari bir araya gelseniz dogru duzgun iki cumle kuramiyorsunuz, varsa yoksa cemkirmek, mahallenin koca karilari gibi birbirinizin arkasindan konusmak.
Secime bir sey kalmadi, vallahi icim daraliyor, kime oy verecegimi bilmiyorum. Illa birilerine verecegiz de ona da digerlerinden daha az kotu diye verecegiz, hale bak! Boyle siyaset boyle demokrasi mi olur? Ben de butun gun soylenip kendi kendime cemkiriyorum, politikaci mi oldun yani?
Aha istedim oldu!
Mimarim ben, yarin sanatci(!) da olabilirim. Aksama defterdarim, oglene vergi memuru.
Kusluk vaktinde bir bakkal, ikindi de muezzin...
3.12.2010
WİKİ KİKİ MİKİ
Wikileaks durumlari var memlekette. Hafta basi cok hakim degildim ne olup bittigine. Biraz haber izlemek, iki uc gazeteye bakmak yetti de artti bile.
Bildigin dedikodu sayfasina donmus is. Bir arka sayfa guzelimiz eksik diye dusunmustum sonra yuzu botox'lu ablalarin muhabbetlerini duydum. İlahi Jack ne sakacisin sen...
Daha ciddi hikayeler de var tabii. Oysa biz onlarin komplo teorisi olduguna inandirilmistik. Nasil gercek olur ama nasil nasil? Dis mihraplar Turkiye'ye kumpas kurmuyorlar mi yani???? O may gat!!!!
Isin bir de Kasimpasali'm eli masalim tarafi var. Onun disinda kimse bu kadar alinmadi yazilanlara.; durmadan cemkiriyor efendim durduramiyoruz. O kadar ki adamin sesi kisildi bagirmaktan, nasil sinir basmis siz dusunun.
Inkar boyutunu unutmayalim; o en sevdigim.
Carsaf carsaf yaziyor arkadas, yalanlamak neyine? Kabul etmek olmaz elbette, verilecek hesap kabarik cikar. Ama cemkirmek de neyin nesi? Yara-gocunma iliskisini akla getiriyor direkt, guven sarsici bir durum.
Isvicre bankalarinda paralari varmis; orada parasi olmayani dovuyorlar bu memlekette annem bu sinir niye? Sahsen milletin parasini lupletip mideye indirmeyen bakana bakan demem ben, caiz istir...
Aaa bir de Kaddafi'den gelen insan haklari odulu var yaaaaaa.
Televizyon acikti ama bilgisayar basindaydim. Bir duydum ki saka yapiyorlar sandim; Zaytung hesabi. Hangi akla hizmet verildi o odul cidden bilemiyorum.
Oturdum dusundum neden olabilir diye, cevapsiz kaldim dogal olarak.
Yanlis anlasilma olmasin bu iktidar ya da muhalefet icin konusmuyorum, Turkiye'nin tarihinde hic bir donem hic bir devlet adaminin insan haklari odulu adayligi icin gerekli icraatlari yapmis olduguna inanmiyorum. Yakin gelecekte de cok mumkun gorunmuyor. Mumkunlu'ye tasinsak belki, o derece...
Aaa bir de tasitlara yapilan zam konusu var. Buna isyanim cok buyuk. Bir tunel jetonu -bileti,karti artik haftaya formati ne olursa- 1TL'den 2,5TL'ye cikarilir mi kardesim? Ayiptir gunahtir. Kucuk bir rakam gibi duruyor belki ama onu her gun hem de gunde bilmem kac kere kullanan insanlar var.
Diger toplu tasima araclari icin gencler protesto falan yapiyorlar ama gecen gun bir kac tanesini iceri almislar.
Sanirim iceri alan polislere gelecek yilki insan haklari odulu verilecekmis...
Onu bunu bosverin de, dun Canli Para'da Hulk Hogan biyikli bir abi vardi yegeniyle, hangi ikili yanlistir diye soruldu kendilerine. Seceneklerde "Turgut Ozal-kalem" de vardi. Paralari yerlestirirken 63 yasindaki biyikli abi soyle dedi;
-Kalem birinde vardi ama Turgut Ozal degildi sanirim.-
Pek sevgili Hulk abi; sana tek bir sozum var,bir daha tekrarlamayacagim:
YUHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHH!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Haydin kalin saglicakla...
Bildigin dedikodu sayfasina donmus is. Bir arka sayfa guzelimiz eksik diye dusunmustum sonra yuzu botox'lu ablalarin muhabbetlerini duydum. İlahi Jack ne sakacisin sen...
Daha ciddi hikayeler de var tabii. Oysa biz onlarin komplo teorisi olduguna inandirilmistik. Nasil gercek olur ama nasil nasil? Dis mihraplar Turkiye'ye kumpas kurmuyorlar mi yani???? O may gat!!!!
Isin bir de Kasimpasali'm eli masalim tarafi var. Onun disinda kimse bu kadar alinmadi yazilanlara.; durmadan cemkiriyor efendim durduramiyoruz. O kadar ki adamin sesi kisildi bagirmaktan, nasil sinir basmis siz dusunun.
Inkar boyutunu unutmayalim; o en sevdigim.
Carsaf carsaf yaziyor arkadas, yalanlamak neyine? Kabul etmek olmaz elbette, verilecek hesap kabarik cikar. Ama cemkirmek de neyin nesi? Yara-gocunma iliskisini akla getiriyor direkt, guven sarsici bir durum.
Isvicre bankalarinda paralari varmis; orada parasi olmayani dovuyorlar bu memlekette annem bu sinir niye? Sahsen milletin parasini lupletip mideye indirmeyen bakana bakan demem ben, caiz istir...
Aaa bir de Kaddafi'den gelen insan haklari odulu var yaaaaaa.
Televizyon acikti ama bilgisayar basindaydim. Bir duydum ki saka yapiyorlar sandim; Zaytung hesabi. Hangi akla hizmet verildi o odul cidden bilemiyorum.
Oturdum dusundum neden olabilir diye, cevapsiz kaldim dogal olarak.
Yanlis anlasilma olmasin bu iktidar ya da muhalefet icin konusmuyorum, Turkiye'nin tarihinde hic bir donem hic bir devlet adaminin insan haklari odulu adayligi icin gerekli icraatlari yapmis olduguna inanmiyorum. Yakin gelecekte de cok mumkun gorunmuyor. Mumkunlu'ye tasinsak belki, o derece...
Aaa bir de tasitlara yapilan zam konusu var. Buna isyanim cok buyuk. Bir tunel jetonu -bileti,karti artik haftaya formati ne olursa- 1TL'den 2,5TL'ye cikarilir mi kardesim? Ayiptir gunahtir. Kucuk bir rakam gibi duruyor belki ama onu her gun hem de gunde bilmem kac kere kullanan insanlar var.
Diger toplu tasima araclari icin gencler protesto falan yapiyorlar ama gecen gun bir kac tanesini iceri almislar.
Sanirim iceri alan polislere gelecek yilki insan haklari odulu verilecekmis...
Onu bunu bosverin de, dun Canli Para'da Hulk Hogan biyikli bir abi vardi yegeniyle, hangi ikili yanlistir diye soruldu kendilerine. Seceneklerde "Turgut Ozal-kalem" de vardi. Paralari yerlestirirken 63 yasindaki biyikli abi soyle dedi;
-Kalem birinde vardi ama Turgut Ozal degildi sanirim.-
Pek sevgili Hulk abi; sana tek bir sozum var,bir daha tekrarlamayacagim:
YUHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHH!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Haydin kalin saglicakla...
26.11.2010
MS mi? O da ne?
Simdi bir hesap yapalim: Kasim 2007'de demisler bana "Sen Ms'sin." diye. Subat 2008'de de Betaferon kullanmaya baslamisim. Yani tam 3 yildir Ms hastasiymisim. 2aya da igne olayina gireli 3 yil olacakmis.
Ha nedendir bu hesap kitap, anlatayim...
Efendim temmuz ayi itibariyle duzensiz ilac kullanimini abarttim ve kullanmayi biraktim. Bu karar tamamen sahsima ait, kimseye de danismadim. Bir gun bir yerde tekrar baslamak arzusuyla yaptim tabii bu isi, iyi de yapmisim sefam olsun!
Ondan sonraki surenin guzelligini anlatmak icin kelimeler kifayetsiz, o derece.
Yaklasik bir bucuk ay once, oturdugum yerden kalkarken sol bacagim adim atmayi reddetti. Ayni hadiseyi ayni gun bir kere daha yasadim sadece. MS konusundaki genis psikolojim saolsun, hic MS'e yormadim bu ufak ayrintiyi.
Ardindan bayram baslangici gibi sol bacagim ayagimdan itibaren uyusmaya basladi, belime geldiginde de durdu. Uyusmayla beraber bacakta bir gucsuzluk basgosterdi. O zaman jetonun dusme sesi yankilandi beynimde; bacagin adim atmayi unutmasi da bundandi kesin.
Aksel'i aradim, "Gel" dedi, gittim. Once ilaci birakmis olamamdan kaynaklanan ufak bir firca yedim ama kibarca. Ardindan da aktif bir hastaligim oldugunu ogrendim. Celik gibi olduguna kanaat getirdigim sinirlerim feleklerini sasirdilar, o gunden beridir Yaprak Dokumu izler bir ruh hali icerisindeyim. Meali: ota boka agliyorum efendim, durdurmak ne mumkun!
Bugun kortizon alip almamak arasinda gidip geliyor karar mekanizmam. Aksama Aksel ile yapacagim telefon gorusmesi nihayi durumu belirleyecek.
Ama sorun bu ataxia durumlari degil; sorun benim MS oldugumu unutmus olmam ve bunu hatirlamanin dayanilmaz agirligi.
Nasil bir ihaleye girmisim ben arkadas! S..erim boyle askin izdirabini. Ben kendimi normal sanarken, merkezi sinir sistemim buhranlarla calkalaniyormus da haberim yokmus. Hayir madem aktiftin ne bokuma kandirdin diye sorarlar adama.
Cumartesi aksami pek sevdigim iki arkadasimin nisan partisine gittim. Ikı kiro dans figuru sergiledim diye pazar gunu bacagim yoktan hallice bir formata gecti. Uyusuuuk, baldirimda dayanilmasi zor bir agri... Bu ne kardesim bu neeeee?????
Kıssadan Hisse:
Defolusun ey MS'li! Sanma ki her sey sut liman, en beklemedigin anda gelir can evinden vurur bu lanet sey. Rahata erme luksun yok, dedim ya defolusun...
Ha nedendir bu hesap kitap, anlatayim...
Efendim temmuz ayi itibariyle duzensiz ilac kullanimini abarttim ve kullanmayi biraktim. Bu karar tamamen sahsima ait, kimseye de danismadim. Bir gun bir yerde tekrar baslamak arzusuyla yaptim tabii bu isi, iyi de yapmisim sefam olsun!
Ondan sonraki surenin guzelligini anlatmak icin kelimeler kifayetsiz, o derece.
Yaklasik bir bucuk ay once, oturdugum yerden kalkarken sol bacagim adim atmayi reddetti. Ayni hadiseyi ayni gun bir kere daha yasadim sadece. MS konusundaki genis psikolojim saolsun, hic MS'e yormadim bu ufak ayrintiyi.
Ardindan bayram baslangici gibi sol bacagim ayagimdan itibaren uyusmaya basladi, belime geldiginde de durdu. Uyusmayla beraber bacakta bir gucsuzluk basgosterdi. O zaman jetonun dusme sesi yankilandi beynimde; bacagin adim atmayi unutmasi da bundandi kesin.
Aksel'i aradim, "Gel" dedi, gittim. Once ilaci birakmis olamamdan kaynaklanan ufak bir firca yedim ama kibarca. Ardindan da aktif bir hastaligim oldugunu ogrendim. Celik gibi olduguna kanaat getirdigim sinirlerim feleklerini sasirdilar, o gunden beridir Yaprak Dokumu izler bir ruh hali icerisindeyim. Meali: ota boka agliyorum efendim, durdurmak ne mumkun!
Bugun kortizon alip almamak arasinda gidip geliyor karar mekanizmam. Aksama Aksel ile yapacagim telefon gorusmesi nihayi durumu belirleyecek.
Ama sorun bu ataxia durumlari degil; sorun benim MS oldugumu unutmus olmam ve bunu hatirlamanin dayanilmaz agirligi.
Nasil bir ihaleye girmisim ben arkadas! S..erim boyle askin izdirabini. Ben kendimi normal sanarken, merkezi sinir sistemim buhranlarla calkalaniyormus da haberim yokmus. Hayir madem aktiftin ne bokuma kandirdin diye sorarlar adama.
Cumartesi aksami pek sevdigim iki arkadasimin nisan partisine gittim. Ikı kiro dans figuru sergiledim diye pazar gunu bacagim yoktan hallice bir formata gecti. Uyusuuuk, baldirimda dayanilmasi zor bir agri... Bu ne kardesim bu neeeee?????
Kıssadan Hisse:
Defolusun ey MS'li! Sanma ki her sey sut liman, en beklemedigin anda gelir can evinden vurur bu lanet sey. Rahata erme luksun yok, dedim ya defolusun...
12.11.2010
DAMSIZ GIRILMEZ
Konumuz TURBAN.
Oncelikle videomuzu izleyelim, akabinde soylenmeye ve saydirmaya baslayacagiz.
Dogruya dogru; bu kizin kafasi guzel. O yuzden oncelikle kendisine sesleniyorum:
Ablacim; "Basi ortulu kizlar okumasin zaten!" ne demek?! Saclarin rastali diye adam mi oldun sen simdi? Egitim insani bir haktir ve dini inanclarinin gerekliligini yerine getiriyor diye bir kisinin egitimine mani olman insan haklarina aykiridir.
"Okumasinlar, bu ulkeden cekip gitsinler" demekle, Taksim'de iki adam sallandirmak arasinda da hic bir fark yoktur. Bu iki dusuncenin arasindaki benzerligi goremiyorsan da senin okudugun okulun izninle icine sicmak istiyorum.
Gelelim benim konuyla ilgili dusuncelerime; her seyden once sunu soylemeliyim ki, yukaridan da anlasildigi uzere universitelere bas ortusu yuzunden kizlarin alinmamasi durumuna en icten duygularimla karsiyim. O turbanin amaci ister dini olsun, ister siyasi.
Neden karsi olduguma gelince; din ve onunla ilgili konular ne kadar siyasi olursa olsun baskiyla ve dayatmayla degistirilemez. Yani bu sekilde davranarak ve boyle konusan ipsiz sapsiz insanlarin videolarinin altina "Supersin rastali kiiiz!" vs. gibi yorumlar yazarak bu insanlari karsimiza aliyoruz.
Universiteler "ozgurluk" simgesidir. Ulkemizde oyle olmadiginin tabii ki farkindayim. Ama turbaniyla universiteye gelen kiz egitimle olmasa da orada edindigi arkadaslardan bile etkilenerek bir cok konudaki fikrini degistirebilir. Bu durumda degisim devletin degil bizim elimizde.
Tabii ki naif degilim ve bir cok konuda oldugu gibi bunun da arkasinda baska cikarlar, baska beklentiler var, bunun farkindayim. Ama dedigim gibi; bu tip dusmanca yorulmlardir bu ulkeyi bolen.
Ha o zaman ne olmali, nasil olmali? Bence genc kizlar turbanli veya turbansiz universiteye girebilmeli ama videodaki manyagin anlattigi gibi turbana laf edilmezken,baskasinin sapkasina da laf edilmemeli. Bu tip Turk isi saygi komplekslerinin son kullanma tarihi gecti diye dusunuyorum.
Turbanli kizlar okusunlar evet ama bilsinler ki ya da onlara ogretilsin ki; mezun olduktan sonra calistiklari yerlerin cesitli kurallar olacaktir ve bu kurallara uymalari gerekecektir. Tipki 5 yagiz delikanlinin bir gece kulubu kapisinda "Damsiz girilmez kocum!" ikaziyla karsilastiklarinda olay cikarmayip, bir dahakine yanlarina dam alarak o mekana gitmeleri gibi.
Olay aslinda bu kadar basit benim gozumde. Her kurumun, mekanin v e sosyal ortamin belirli ve genel gecer kurallari vardir. Bu kurallari illa bozacagim da bozacagim demenin hic bir alemi yoktur. Ben Ciragan Sarayi'ndaki bir dugune sipidik terlikle ve sortla gitmiyorum. Neden? Cunku o ortam daha şık giyinmeyi gerektiriyor, hakimlik meslegi mahkemede cuppe giymeyi, askerlik uniformayi... Liste uzun, siz anladiniz beni.
Diyecegim odur ki; belki politik anlamda aktif bir gorev edinecek zeminlerimiz yok ya da su veya bu sebepten tirsiyoruz. Ama en azindan bu insanlari kazanmaya calismak bile bu ulkenin hayrina olacaktir.
Ve allahaskina yalvariyorum etrafinizda bu tip fikirlere prim veren şakşaklayan birileri varsa lutfen susturun o insanlari. Konun icerigini bilmeden, oturup uzerinde bes dakika bile dusunmeyip sirf oradan buradan duyduklariyla cumhuriyet savunucusu oldugunu sanan milyonlarca insan var bu ulkede. Asil tehlike turban degil, kendileridir.
Dahasi, bunca dert varken bu ulkede kicikirik bir basortusunun suni gundem olarak kullanilmasina seyirci kalmak icime dokunuyor. Adalet sisteminin ahvali, adam gibi adam Diyanet Bakani Ali Bardakcioglu'nu kumpasla yerinde edilmesii ve daha nice sorunumuz var. Yapmayin etmeyin.
Son sozum yine rastali manyaga; tum turbanlilar ayni dizaynirin basortulerini takmiyorlar bebisim. Orta kesim Aker'den alir turbanini. Kalburustu ablalar Moschino'dan, Burberry'den, Vakko'dan... Sen icini rahat tut...
KISSADAN HISSE:
Dert cok, dusmaliga hic ama hic gerek yok. Asil; Evren'e yargi yolu acilacak diye "evet"'ler catir catir basildi. Evren'in davasi" gorevsizlik"ten dustu. Bunu dusunun. Nerde bir turlu laf anlatamadigimiz "evet"ciler? Neden bu haber yer bulamadi adam gibi? Aha bu turban davasi yuzunden!
Oncelikle videomuzu izleyelim, akabinde soylenmeye ve saydirmaya baslayacagiz.
Dogruya dogru; bu kizin kafasi guzel. O yuzden oncelikle kendisine sesleniyorum:
Ablacim; "Basi ortulu kizlar okumasin zaten!" ne demek?! Saclarin rastali diye adam mi oldun sen simdi? Egitim insani bir haktir ve dini inanclarinin gerekliligini yerine getiriyor diye bir kisinin egitimine mani olman insan haklarina aykiridir.
"Okumasinlar, bu ulkeden cekip gitsinler" demekle, Taksim'de iki adam sallandirmak arasinda da hic bir fark yoktur. Bu iki dusuncenin arasindaki benzerligi goremiyorsan da senin okudugun okulun izninle icine sicmak istiyorum.
Gelelim benim konuyla ilgili dusuncelerime; her seyden once sunu soylemeliyim ki, yukaridan da anlasildigi uzere universitelere bas ortusu yuzunden kizlarin alinmamasi durumuna en icten duygularimla karsiyim. O turbanin amaci ister dini olsun, ister siyasi.
Neden karsi olduguma gelince; din ve onunla ilgili konular ne kadar siyasi olursa olsun baskiyla ve dayatmayla degistirilemez. Yani bu sekilde davranarak ve boyle konusan ipsiz sapsiz insanlarin videolarinin altina "Supersin rastali kiiiz!" vs. gibi yorumlar yazarak bu insanlari karsimiza aliyoruz.
Universiteler "ozgurluk" simgesidir. Ulkemizde oyle olmadiginin tabii ki farkindayim. Ama turbaniyla universiteye gelen kiz egitimle olmasa da orada edindigi arkadaslardan bile etkilenerek bir cok konudaki fikrini degistirebilir. Bu durumda degisim devletin degil bizim elimizde.
Tabii ki naif degilim ve bir cok konuda oldugu gibi bunun da arkasinda baska cikarlar, baska beklentiler var, bunun farkindayim. Ama dedigim gibi; bu tip dusmanca yorulmlardir bu ulkeyi bolen.
Ha o zaman ne olmali, nasil olmali? Bence genc kizlar turbanli veya turbansiz universiteye girebilmeli ama videodaki manyagin anlattigi gibi turbana laf edilmezken,baskasinin sapkasina da laf edilmemeli. Bu tip Turk isi saygi komplekslerinin son kullanma tarihi gecti diye dusunuyorum.
Turbanli kizlar okusunlar evet ama bilsinler ki ya da onlara ogretilsin ki; mezun olduktan sonra calistiklari yerlerin cesitli kurallar olacaktir ve bu kurallara uymalari gerekecektir. Tipki 5 yagiz delikanlinin bir gece kulubu kapisinda "Damsiz girilmez kocum!" ikaziyla karsilastiklarinda olay cikarmayip, bir dahakine yanlarina dam alarak o mekana gitmeleri gibi.
Olay aslinda bu kadar basit benim gozumde. Her kurumun, mekanin v e sosyal ortamin belirli ve genel gecer kurallari vardir. Bu kurallari illa bozacagim da bozacagim demenin hic bir alemi yoktur. Ben Ciragan Sarayi'ndaki bir dugune sipidik terlikle ve sortla gitmiyorum. Neden? Cunku o ortam daha şık giyinmeyi gerektiriyor, hakimlik meslegi mahkemede cuppe giymeyi, askerlik uniformayi... Liste uzun, siz anladiniz beni.
Diyecegim odur ki; belki politik anlamda aktif bir gorev edinecek zeminlerimiz yok ya da su veya bu sebepten tirsiyoruz. Ama en azindan bu insanlari kazanmaya calismak bile bu ulkenin hayrina olacaktir.
Ve allahaskina yalvariyorum etrafinizda bu tip fikirlere prim veren şakşaklayan birileri varsa lutfen susturun o insanlari. Konun icerigini bilmeden, oturup uzerinde bes dakika bile dusunmeyip sirf oradan buradan duyduklariyla cumhuriyet savunucusu oldugunu sanan milyonlarca insan var bu ulkede. Asil tehlike turban degil, kendileridir.
Dahasi, bunca dert varken bu ulkede kicikirik bir basortusunun suni gundem olarak kullanilmasina seyirci kalmak icime dokunuyor. Adalet sisteminin ahvali, adam gibi adam Diyanet Bakani Ali Bardakcioglu'nu kumpasla yerinde edilmesii ve daha nice sorunumuz var. Yapmayin etmeyin.
Son sozum yine rastali manyaga; tum turbanlilar ayni dizaynirin basortulerini takmiyorlar bebisim. Orta kesim Aker'den alir turbanini. Kalburustu ablalar Moschino'dan, Burberry'den, Vakko'dan... Sen icini rahat tut...
KISSADAN HISSE:
Dert cok, dusmaliga hic ama hic gerek yok. Asil; Evren'e yargi yolu acilacak diye "evet"'ler catir catir basildi. Evren'in davasi" gorevsizlik"ten dustu. Bunu dusunun. Nerde bir turlu laf anlatamadigimiz "evet"ciler? Neden bu haber yer bulamadi adam gibi? Aha bu turban davasi yuzunden!
2.11.2010
ALINGANSIN
Gecenlerde tum kanallarda haber yapmislardi, youtube'a ozgurluk geldi diye. Ama ulastirma bakani cikip ayar vermeyi de unutmamisti: "Kanunlara uygunsuzluk olursa yine kapatiriz!"
O senin kanunlarin, baska ulkelerin kanunlari degil ki guzel insan. Tum dunyayi yonetmek gibi arzulariniz oldugundan eminim lakin o is oyle kolay olsaydi Osmanli cokmezdi. Zaten iki ileri bir geri Viyana kapilarina dayanmakla da dunyaya sahip olunmuyor ya...
Neyse Ulastirma Bakani'mizin -ki ismini kesinlikle bilmiyorum, bilmek de istemiyorum- verdigi bu naciz ayarin uzerinden bir iki gun sonra youtube yine acize bagladi. Simdi yine o hela duvarlarindan hallice yesil ekran karsimizda. Ver elini ktunnel, vtunnel ve kardesleri.
Bu dns durumlari da apayri bir tartisma konusu. Iki kisinin bildigi sir degil diyorlar, e bunu tum Turkiye biliyor. Kasimpasalim acik acik bahsi gecen siteye girdigini acik ediyor, siz de girebilirsiniz diye fetva veriyor. O zaman bu site neden zirt pirt kapaniyor a dostlar?!
Yaman celiskiler iste...
Hepsini gectim, ben boyle alinganlik gormedim arkadas! Ataturk'e yanlis yaptilar diye site kapatilir mi??
Cocuklugumuz, tum genclik hayatimiz O'nun karga kovalamalarini, nasil cebindeki saat sayesinde olumden dondugunu dinlemekle gecti. Sonra yasimiz kemale erdi, kendi irademizle okuduk ettik, yasaminin bundan ibaret olmadigini cidden buyuk adam oldugunu ogrendik; ama iyisiyle ama kotusuyle. O da insan en nihayetinde..
E simdi iki tane kici kirik cahilin soyledigiyle koskoca Ataturk'un bizim gozumuzdeki yeri sarsilir mi?
O dandirik videolari koyan insanlarin buyuk bir kismi, gurbete calismaya gitmis anne babalarinin yuz karasi insan ziyanlaridir kesin.
Genel portre de soyledir muhtemelen;
Sıkıntidan yanlis insanlarla takilmaya baslamis, hayatinin %90'ini gecirdigi fare deligi kilikli odasinda, bilgisayar basinda porno izleyip ot icen, bos buldugu vakitlerde de boyle ipe sapa gelmez videolar yapip, internete koyarak kendini bir bok sanan bir sunepe.
Bu videolari bu kadar sallayip devlet olayi haline getirerek o ziyan herifin 5metrekarelik odasinda kih kih gulmesine canak tutmak nasil bir akil isidir anlamak zor.
KISSADAN HISSE:
Yapmayiniz sevgili devlet buyukleri, bu kadar alingan olmayiniz lutfen.akli evvellerle bir olmaniyiniz. Ya da bir gazeteci size yanlis yapiyorsa ama ardindan ozur dileyip isinden istifa ediyorsa artik o adama savas acmaktan soz etmeyiniz. Degerli zamaniniza degmez, daha onemli meseleler var.
EDIT: Bu post2u sabah 10 gibi yazmistim. Su anda saat 13.55 ve youtube su anda acik. Kedi fare olayina dondu bu is, allah akil fikir versin...
O senin kanunlarin, baska ulkelerin kanunlari degil ki guzel insan. Tum dunyayi yonetmek gibi arzulariniz oldugundan eminim lakin o is oyle kolay olsaydi Osmanli cokmezdi. Zaten iki ileri bir geri Viyana kapilarina dayanmakla da dunyaya sahip olunmuyor ya...
Neyse Ulastirma Bakani'mizin -ki ismini kesinlikle bilmiyorum, bilmek de istemiyorum- verdigi bu naciz ayarin uzerinden bir iki gun sonra youtube yine acize bagladi. Simdi yine o hela duvarlarindan hallice yesil ekran karsimizda. Ver elini ktunnel, vtunnel ve kardesleri.
Bu dns durumlari da apayri bir tartisma konusu. Iki kisinin bildigi sir degil diyorlar, e bunu tum Turkiye biliyor. Kasimpasalim acik acik bahsi gecen siteye girdigini acik ediyor, siz de girebilirsiniz diye fetva veriyor. O zaman bu site neden zirt pirt kapaniyor a dostlar?!
Yaman celiskiler iste...
Hepsini gectim, ben boyle alinganlik gormedim arkadas! Ataturk'e yanlis yaptilar diye site kapatilir mi??
Cocuklugumuz, tum genclik hayatimiz O'nun karga kovalamalarini, nasil cebindeki saat sayesinde olumden dondugunu dinlemekle gecti. Sonra yasimiz kemale erdi, kendi irademizle okuduk ettik, yasaminin bundan ibaret olmadigini cidden buyuk adam oldugunu ogrendik; ama iyisiyle ama kotusuyle. O da insan en nihayetinde..
E simdi iki tane kici kirik cahilin soyledigiyle koskoca Ataturk'un bizim gozumuzdeki yeri sarsilir mi?
O dandirik videolari koyan insanlarin buyuk bir kismi, gurbete calismaya gitmis anne babalarinin yuz karasi insan ziyanlaridir kesin.
Genel portre de soyledir muhtemelen;
Sıkıntidan yanlis insanlarla takilmaya baslamis, hayatinin %90'ini gecirdigi fare deligi kilikli odasinda, bilgisayar basinda porno izleyip ot icen, bos buldugu vakitlerde de boyle ipe sapa gelmez videolar yapip, internete koyarak kendini bir bok sanan bir sunepe.
Bu videolari bu kadar sallayip devlet olayi haline getirerek o ziyan herifin 5metrekarelik odasinda kih kih gulmesine canak tutmak nasil bir akil isidir anlamak zor.
KISSADAN HISSE:
Yapmayiniz sevgili devlet buyukleri, bu kadar alingan olmayiniz lutfen.akli evvellerle bir olmaniyiniz. Ya da bir gazeteci size yanlis yapiyorsa ama ardindan ozur dileyip isinden istifa ediyorsa artik o adama savas acmaktan soz etmeyiniz. Degerli zamaniniza degmez, daha onemli meseleler var.
EDIT: Bu post2u sabah 10 gibi yazmistim. Su anda saat 13.55 ve youtube su anda acik. Kedi fare olayina dondu bu is, allah akil fikir versin...
28.10.2010
YILDONUMU
Parmak uclarindaki uyusmayi farkedisim cok eglenceli bir TORTURED SOUL konseri sonrasinda olmustu. Yuzumdeki uyusmayi ise 29 Ekim 2007'de bir alisveris merkezinde Burcu'cum ile avare avare gezinirken farketmistim.
Pazartesi gunu MS teshisimin 3. yili. Ve ben bunu deli gibi eglenerek kutlamayi planladim. Yanima da en sevdigim arkadaslarimi almak istiyorum. Bunlarin arasinda KAZIKLI VOYVODA baslikli postta bahsettigim sahis da olacakti velhasil tabii ki artik yok...
Onun yerine cok efendi, cok tatli ve kibar birini buldum, beni kaziklamayacak birini... Kendisiyle kutlayacagim o miladi gunu...
Hayat garip, bir yerden aliyor ama vermeyi de ihmal etmiyor.
Kissadan Hisse
Her zaman umut var...
Pazartesi gunu MS teshisimin 3. yili. Ve ben bunu deli gibi eglenerek kutlamayi planladim. Yanima da en sevdigim arkadaslarimi almak istiyorum. Bunlarin arasinda KAZIKLI VOYVODA baslikli postta bahsettigim sahis da olacakti velhasil tabii ki artik yok...
Onun yerine cok efendi, cok tatli ve kibar birini buldum, beni kaziklamayacak birini... Kendisiyle kutlayacagim o miladi gunu...
Hayat garip, bir yerden aliyor ama vermeyi de ihmal etmiyor.
Kissadan Hisse
Her zaman umut var...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)