10.04.2010

SATURDAY NIGHT FEVER... MY ASS!!!

Cumartesi gecesi atesi cidden vardi icimde benim eskiden. Sanirim artik kalmadi. Simdilerde cok nadiren egleniyorum gece cikmalarinda. O yuzden evdeyim su anda.

Ama dun aksam ciktim misal; eglendigim nadir gecelerden biriydi. Kiki'de Sezyum'lu bir gece gecirdik. Some girls are bigger than others'i yuksek volumle dinlemek ayri bir olaymis, onu gorduk. Kaan Sezyum sen cok yasa!

Cikmayacaktim aslinda. Bacagim cok agriyordu ya hani,iste onun yuzunden. Belki Aksel bir ilac verir, olay hafifler dedim, saat 19.00'da Medica'ya gittim. Gittim ve sok oldum, hatta oha falan oldum. Etrafta temizlik yapiliyordu, bir tane bekleyen insan yoktu. Aman allahim dukkan iflas mi etti aceba? derkennn; anladim ki etmemis, 19.00 randevusu iptal olmus. Beni bekliyorlardi, I-N-A-N-I-L-M-A-Z!!!

Cerrahpasa'dan Melih de oradaydi. George Costanza gibi hissettim o an. Dunyalar karisti, Cerrrahpasa Cerrahpasa'da kalmaliydi. Ama Melih ortama uyum saglamis. Ikili olarak muayenemi gerceklestirdiler. Bir ilac yazdilar ve evime yolladilar. Kisa ve acisiz oldu, hala saskinim.

Sonrasinda annem ve babamla yemege gittik Takanik'e. Cuma aksami bulusmalarimizin mekani Takanik, seviyoruz orayi. Calisanlari sicak ve sempatik, yemekler guzel, fiyat uygun, daha ne olsun... Neyse konu o degil. Ne zaman MS'le ilgili birsey olsa, babam hep ayni soruyu soruyor: Atak miymis? Evet dersem karadenizde gemileri batiriyor, hayir dersem mutluluktan gozleri parliyor. Atak bazli bir hastalik olarak yerlestirdi bunu kafasina, onun disinda olanlar bu hastaliga ait degil sanki. Genel seyri var, bu tip seyler olabilir, atak disinda problemler de cikabilir dedigimde bos bos suratima bakiyor.
Vakt-i zamaninda kendisine MS for Dummies ayarinda 10 sayfalik bir MS aciklamasi vermistim. Okusun, ogrensin, kendini bosu bosuna uzmesin diye. Ama yok, bahse varim okumadi. Dosya nerede? Muamma. Simdi yeni bir plak takti pikaba. En son atagim 9 ay once olmusmus, simdi bu varmis. Bu atak diilmis ama olsunmus bir sonraki 2 bucuk sene sonra olacakmis - neden 2 bucuk sene oldugunu bilemiyoruz, kendi de bilmiyor muhtemelen - sonra da gececekmis.

Insanlarin olaylarla basa cikma stillerinin farkli oldugunun farkindayim. Ama yok saymak ne kadar dogru onu bilemiyorum. Ustelik bu yok sayma durumuna sinirleniyorum. Kendince boyle dusunuyor olabilir ama ne sacma oldugunu bilmiyor mu? Bana soylemesin en azindan. Artik bu tip yorumlarina tepki vermiyorum, konuyu degistiriyorum. Eskiden sinirlenir anlatmaya calisirdim bu bir hastaliklar toplulugu diye. Mesela, dun bana yazdiklari ilac aslinda epilepsi hastalari icin aslinda.

''Her sey insanlar icin'' diye guzel bir soz var. Cidden oyle. Bu hastalik cok degistirdi beni. Bir yerden sonra varliginin beni daha iyi bir insan yaptigini gordum, hayatimda erteledigim seyleri yapmam gerektigini ogrettigini anladim. Iyi tarafindan bakmak bu olsa gerek. Ama pedere kalsa; onun gunahlarinin ceremesini ben cekiyorum. Boyle bir yuku tasimayi neden secer ki insan? Bana bir sey oldugunda kendimden once neden babamin ne kadar uzulecegini dusunmek zorunda birakiliyorum? Bencil miyim boyle dusundugum icin? Kim bilir...

Neyseee... Ben yatiyorum gece kuslari, yarin gencleri agirlayacagim kahvalti icin...
Giderken Morrisey'den gelsin : Dear god, please help me!

Morrissey - Dear God, Please Help Me .mp3


Found at bee mp3 search engine

9.04.2010

FLAS FLAS FLAS!

Sol bacak alarm veriyor. Dun gece yarisi yatakta donmemle MS'li hayatimin son iki senesi bir film seridi gibi gecti gozlerimin onunden. Ben bu filmi gormustum dedim kendi kendime. Bacaktaki o cekilme, yatakta donmeyi hale imkansiz getiren o aci, ''alcisiz bacakla neden sekiyor bu abla'' diyen bakislar... Amanin yine geldi.

Sabah kalktim, skandal hala baki. Ustelik denemelerimle anladim ki; horizontal pozisyonda acinin vuku bulusu boynumla alakali. Herhangi bir hareketi yaparken boyun ve omuriligi ayni acida tutunca agri olmuyor. Ilginc...

E bir Akselcigimi arayayim, Advil alirsam gecer mi diye sorayim. Bosu bosuna acilar icinde eczaneye yurumemis olurum. Aradim ama selam verdim borclu ciktim gunluk. ''Aksam saat 7'de gel kapi arasindan bir goreyim seni'' dedi.

Her ne kadar''Kapi arasindan bir goreyim seni'' sipsak bir aktivite gibi gorunse de yanilmayiniz efendim. Muhtemel senaryo soyle olacaktir:
Zipzip saat 19.00'da Medica'nin deri koltuklarina kurulur. Bu arada annesi kapida belirir ve yanina yerlesir. Sanki ilk defa basimiza geliyormus gibi; ''Kacta alacak bu herif bizi? Hani soyle bir bakacakti? Off amma da bekletti beee!!1 '' nidalariyla icleri kiyar. Saatler 20.30-21.00 sularini gosterdiginde bombos muayenehanede Zipzip'in gercek adi yankilanir. Yukari cikilir. Sonrasi... Sonrasi muamma.

Gelismelerle karsinizda olacagim anacigim. Simdilik iyi hafta sonlari, her nerede yasiyor ve yasatiliyorsan.

8.04.2010

GALATA

Sazi aldim elime goruldugu uzere.

Bu Galata ilginc bir yer. Ayiptir soylemesi ben meshuuuuur Dogan Apartmani'nin sokaginda, daha az meshuuuuur Kamondo Han'in yaninda oturuyorum. Boyle saheste boyle zengin binalarin arasinda muhtelif metruk yapilar, 80'lerden kalma aliskanlikla bakkal, manav ve kasap bulunuyor. Sokakta cocuklar top kosturuyor, arada toplari soforlu Bentley'lerin altina kaciyor. Her sabahin korunde sokak sabunlu sularla yikaniyor ama aksama dogru apartmanlarin onu coplerle doluyor. Ilginc iste...

Ama bence en ilginci yenilenmemis apartmanlarda - yani benimkinde - varolan kim kime dumdumalik. Soyle ki; apartmanimizda kapici yok. Bunu bir sorun olarak soylemiyorum ama bir kapicinin duzen getirdigini burada gordum. Misal bir temizlik sorunu var ki ilk iki hafta ruyalarima girdi. Icimdeki yoneticiyi uyandiran bu soruna daha care bulamadim, arastirmaktayim. Han kapisi gibi acik olan apartman kapisi derdine apartman sakinlerinden ust komsu cozum buldu, hidroligi takti. Yerlerde surunen posta problemine bendeniz her daireye bir adet posta kutusu alarak cozum getirmeye calistim ama daha astirmayi basarabilmis degilim.

Aidati 15 lira olan bir apartmanda bunu odemekten kacinan daireler, aslinda depo odalarinin bulundugu bodrum katinda yasayan kimligi belirsiz insan, muhtemelen yapildigi yildan beri adam gibi temizlenmemis binayi boyle kabul etmeyi secmis ev sahipleri bana cidden cok yabanci. Ha bir de kediler var. Hidrolikten sonra sayilari azaldi, sanirim sadece bir tane kaldi. Ama o da hala mart ayinin etkisinden kurtulamamis olacak, durmadan agliyor ama durmadan. Sayesinde bu yasimda psikopat damgasi yeme pahasina katil olmaya adayim. Dun gece miy miy miyavlama isini tam kapimin onunde gerceklestirdi. Sensorlu isigim var ordan biliyorum. Benim geldigimi hissetti heralde tam o anda daha da cok miyavladi. Kapiya vurdum gitti.

Dertliyim dertli... 15 lirayi vermeyen adam temizlik sirketine 500 lirayi verir mi? Allahim bana hayirli isler, arkadaslara akil fikirler ver.

Ama evim cok seker :)

UYGUN BASLIK BULAMADIM BE GUNLUK

Sevgili gunluk;
Sana bu satirlari Ask-i Memnu dizisinden Bihter isimli karakterin sesine kil olarak yaziyorum. Ama kanali da cevirmiyorum, boyle de mazosist, boyle de ruh hastasi bir insanim.

Neyse, sabahki yazida dedim ya; Galata'ya tasindim gunluk. Bu mahallede televizyonunda su saatte Kanal D acik olan tek insan evladinin ben olduguma eminim. Bire bin bahis bile acabilirim, o derece... Gerci Kasimpasa semalarinda bu bahis beni gocertir o ayri.

Gecen Burcu dedi yeni evinde dizi izlemeyelim, sanat filmi izleyelim, bizim diziler Galata'ya yakismaz. Sanat filmi lafina da hastayim :)
Bu lafi etti ya; dvd'lerimi almak icin annemlere gittigimde babamin ne kadar capon filmi varsa aldim geldim. Kendisinde bakkal filmler koleksiyonunun krali bulunuyor ama Akira Kurosawa'lardan da odun vermiyor.

Hepsini guzelcene rafta en on siraya yelestirdim. 7 Samurai, Ran ve kardesleri manken edasiyla duruyorlar. Ha bir de Zatoichi The Blind Samurai var. Ne bileyim Star Wars serisi var, var da var. Ammaaa dvd oynatici yok.

3-5 takipcim var biliyorum; sozum size: bir dvd oynatici 100 lira bile degil. Haydi toplasin beni ulusal kanal dizi cilginligindan kurtarin takipciler. 5 kisi olsaniz adam basi 20 lira eder, hadi be, yapin bir guzellik. 'Niye yapalim kardesimmmm?' diye sorarsaniz eger, su cevabi veririm size: Birincisi bu blog aslinda yardim ve paylasim amacli acildi. Ha kimseye yaradi mi onu bilemiyorum. Ama ben sana gonlumu actim be okuyucu, ne depresyonum kaldi anlatmadigim, ne hastaligim. Bu bir Dvd'ye degmez mi? Bence deger. Parayi denklestirince bir mesaj ativerin ben size adresi yazarim.

Bu Efexor beni yuzsuz yapti be gunluk. Umarim kimse ciddiye almaz bu talebimi. Allaha sukur 100 liram var; bir de usengecligim olmasa...

7.04.2010

VICDAN MUHASEBESI

Sanirim bir otorite figuru olmadan disiplinli olmayi beceremiyorum ben. Bunun nedenlerini bulmak cok zor, cocukluga inmek gerek falan simdi, uzun is.

Cok uzatmadan baglayayim; kendi evime tasindim, ilac kullanimindaki duzensizligin cilkini cikardim. Kendim icin iyi olan bir seyi sadece baskalarina karsi sorumluluk duygusundan dolayi yapmam ne kadar saglikli bilemiyorum. Gerci saglikli aslinda cunku ilaci kullaniyorum ama anlik yokluklarindan yararlanmayi da ihmal etmiyorum. Eh artik yokluklari anlik degil uzun donemlerle tasvir edilebildigine gore getirin bezi onceden hazirlik olsun.

Lafi cok dolandirdim; Galata'ya tasindim, her seyi kafama estigi gibi yapiyorum dolayisiyla ilaci da istemezsem kullanmiyorum. Bu da bana cok agir bir vicdan azabi yasatiyor. Gelin gorun ki bu vicdan azabi dogru seyi yapmama da yardimci olmuyor.

Haa bu arada sol bacaktaki yerel uyusma ufak ufak gecmeye baslamisti, hem de yaklasik bir bucuk yillik bir surecten sonra. Ama tabii ki yanilmisim o gecmemis sadece yer degistirmis. Tebdil-i mekanda ferahlik vardir ne de olsa. Ben de yer degistirdim ya oradan biliyorum. Sag bacaktaki ise baki. Meraktaydim ne zaman yanacak diye; saolsun gecen hafta beklentilerimi bosa cikarmadi. Uc gun boyunca cayir cayir yandi. Bu yanma isini de ne okudum ne duydum arkadas. Anladik herkesin MS'i farkli oluyor da ben bu kadar ozel biri olamam, olmamaliyim. Cunku yandigi surec icerisinde ayni zamanda ayaga kalktigimda yuruyusumu de engelliyor. Kaslarim cekiliyor gibi hissediyorum.

Bir de sag gozum ufaktan gorme kabiliyetinin uzerine perde cekmeye karar verdi sanirim. Cok da emin degilim aslinda; icine bir sey kacmis da olabilir.

Persembe gunu pazartesi depresyonu edasiyla yazi yazabilmenin hakli gururunu tasiyorum yuregimde sayin okuyucu, size iyi hafta sonlari bana iyi haftalar...

22.03.2010

PAZARLIK

Hayirli haftalar internet dunyasi. Malumunuz, gecen hafta yillik kafa kontrolum vardi. Gittim, Mr'i cektirdim, hopladim zipladim, parmagimi burnuma goturdum ve alnimin akiyla muayenehaneden ciktim. Asayis berkemalmis, ustelik sirtimdaki lezyon kardes kaybolmus ama boynumdaki yerindeymis. Durum iyi olunca; pazarlik konusunu masaya yatirmakta gecikmedim tabii ki:

-''Aksel Bey, ben su ilaci biraksam artik?''
-''Olmaz.''
-''E peki Avonex'e gecsem, zulum haftada bire dusse.''
-''Olmaz.''
-''Sebep?''
-''Betaferon'la ilgili yaptigimiz testin sonuclari cok iyi cikti. Demek ki ise yariyor. Avonex Betaferon kadar etkili bir ilac degil.''
-''E peki...''

Velhasil bu konusmanin ardindan, pek sevgili aile buyuklerim yurdu terkettiler. Ben de tabii ki ilaci kullanmaya yine(!) ara verdim. Buraya kadar her sey kendi dinamigi icinde normal gorunuyor. (Burada dinamik, benim zirt pirt ilaci kafama gore kullanip kullanmamam)
Bugun kullanmiyor olusumun 5.gunu. Sabah sol bacagimin siddetli bir sekilde uyusuk oldugunu hissettim.
Simdi soru: Bu bacagin zaten uyusacagi var miydi? Yoksa ilaci kullanmadigim icin mi uyustu? Buyurdum, buradan yaktim.

Aslinda bence zaten uyusacagi vardi ama ilacla ilgili disiplinsizligimin verdigi aci vicdan azabindan ikisini bagdastirmaya calisiyor olabilirim.

Neyse, al tarafi hissiyat olarak hic bir ise yaramayan bir bolge uyustu, dunya sonu degil. Haydi eyvallah....

12.03.2010

Kontrol

Bu blogun bir amaci vardi degil mi? O amaca donuyorum hemen.
Yillik kontrol zamanim geldi. Ben de doktorumun muayenehanesini aradim randevu almak icin. Cep telefonundan aramiyorum zorunda kalmadikca; hep bir aceleyle konusuyor. Neyse, kendisine ulastim ve randevu lazim geldigini belirttim. En son ne zaman geldigimi sordu. Mayis sonu gibi hatirladigimdan; ''Mayis sonu gibi'' dedim.
Yok diye cevap verdi; ''6 haziranda gelmissin. Mykonos'a gitmeden once.''

Buyrun!!! Bu vesileyle gittigimi hatirliyorum, gozum kayiyordu cunku. Sicak tatil beldesi konseptinin bunyeye nasil bir etkisi olacagini merak etmistim. Bir de sasi bak sasir gozumun etkisi var tabii. Nereden hatirladigini sordum, not aldigini soyledi. Ciddi olup olmadigini sordum, ciddiyim dedi. Yaklasik bir 30 saniye karsilikli gulduk. Yetmedi nasil gectigini sordu. Gulusmelere 30 saniye daha ekledik.

Ilk bu ise bulastigimda, kendisinin yanindayken bir hastasi aramisti. Gule oynaya konusmuslardi telefonda, canimlar cicimler havada ucusuyordu. Cok sasirmistim, nasil boyle bir iliskileri oldugunu anlayamamistim artik anliyorum. Kaninizin isindigi bir doktor olunca ve tabii uzerine yillari da ekleyince oluyormus.

Ilk kendisini gormeye gittigimde bana kartini vermisti. Uzerine de cep telefonunu yazmisti ve ; ''Zipzip, bu karti al ve sakla. Uzerindeki numarayi da cep telefonuna kaydet. Artik arkadaslarinin isimlerinin arasinda benim ismim de olmali ne yazik ki.'' demisti. Iyidir benim norologum, bir numarasin Aksel Siva!!! Sak sak sak sak :))

Kissadan Hisse
Bir doktorla munasebetiniz olacaksa eger, sevdiginiz ve icinizin sindigi bir doktorla muhattap olmalisiniz. Hele MS gibi hayat boyu sizinle beraber olacak bir hastalikta. Doktorun yaklasimi sizin de hastaliga yaklasiminizi etkiliyor.
Ilk teshisim konuldugunda Alman Hastanesi'nde cok sevdigim ama dunyanin en panik insanlarindan biri bakmisti bana. Her olayda beni hastaneye yatirip, kortizonu dayiyordu. Aksel Bey sayesinde bunlarin cok gereksiz oldugunu ve her olayin dunya onemlisi bir ciddiyetle karsilanmamasi gerektigini ogrendim, tabii zamanla.
Cok panik bir insansaniz o zaman ona gore davranan ve istediginiz ihtimamla sizi tedavi eden doktoru bulun. Milletin dediklerini bosverin, MS dedigimiz illetin cok da fazla bir tedavisi yok ne de olsa. Icinize sinen birine gidin ki gorusmeleriniz eziyete donusmesin. Operim.